MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin ... Belediyesi Halk ekmek büfesinde aylık net 750,00 TL. ve asgari geçim indirimi ile 08.07.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, ücretin bir kısmının bankadan, bir kısmının elden verildiğini, işyerinde haftanın 6 günü 07:00-19:00 saatleri arasında çalışma yapıldığını, yemek ve çay paydosu olmadığını, resmi tatillerde tam gün çalışıldığını, dini bayramlarda ise birinci günü çalışma yapılmadığını, diğer günlerde çalışıldığını, ancak davalı işverenlikçe maaş dışında diğer yasal hakların ödenmediğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde 08/07/2004-14/12/2013 tarihleri arasında çalıştığını, bu süre içerisinde her türlü hak ve alacağının kendisine eksiksiz olarak ödendiğini, davacının hakkından fazlasını elde etmek iradesiyle İş Kanunu'nun ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan şekilde devamsızlık yaptığını ve buna rağmen kendisine gönderilen ihtarname sonrasında işinin başına geri dönmek yerine mesnetsiz taleplerle ihtarname keşide ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının gerçeğe aykırı ve hukuki mesnetten yoksun beyanlarla öne sürdüğü nedenlerin iş akdinin feshi ve kıdem tazminatına hak kazanma sonucunu doğurmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre fazla mesai alacağı hesaplanmış, ancak “dosyaya ibraz edilen ücret bordrolarında fazla mesai tahakkukları yapılmış ise de bu tahakkukların fazla çalışma ile ilgisi bulunmadığı” şeklinde dayanaksız, yetersiz incelemeye dayalı hatalı bir tespit yapılarak ücret bordrolarındaki tahakkuklar dikkate alınmamıştır.
Davalı tarafından dosyaya sunulan imzalı ücret hesap pusulalarının bir kısmında (mesela, 2012/Haziran ve Temmuz) fazla mesai saati karşılığı zamlı ücret tahakkuku bulunduğu görülmüştür. Ayrıca davacı tanıkları maaşların banka yoluyla ödendiğini beyan etmiş olup, dosyada mevcut banka hesap kayıtlarında davacıya bazı aylar için “fazla mesai” adıyla ödemeler yapıldığı (18,73 TL; 18,02 TL; 19,76 TL gibi), ancak ödemelerle karşılaştırmaya imkan verecek ilgili ayın ücret hesap pusulalarının ise sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece; bilirkişiden denetime elverişli bir rapor alınarak ücret hesap pusulaları ile banka kayıtlarının ay ay tahakkuk ve ödeme dökümleri yaptırılmalı, imzalı ücret hesap pusulalarında fazla mesai tahakkuku bulunan aylar hesaplama sırasında dışlanmalı, ücret hesap pusulası sunulmayan ancak banka yoluyla ödendiği anlaşılan fazla mesai ücretleri ise hesaplamada mahsup edilmelidir.
Eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır.
Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta; Yerel Mahkemenin bozma öncesi ilk kararında davacının fazla mesai ücretinden % 40 oranında karineye dayalı makul indirim (taktiri indirim) yapılmış olup, bu indirimin oranı yönünden Dairemizce bir bozma yapılmamış ve anılan husus bozma kapsamı dışında kalarak davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda ise, davacının fazla mesai ücretinden %30 oranında taktiri indirim yapılarak alacak hüküm altına alınmıştır. Bu durum, bozmaya uyulmakla davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak ilkesinin ihlali olup, bozmayı gerektirmiştir
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy