MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu; 29 Nisan 2017 tarihli Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren 690 sayılı KHK'nin 56. maddesi ile değişik 23 Ocak 2017 tarihli 685 sayılı KHK'nın geçici 1. maddesinin 3. fıkrası gereğince;
1) İstanbul 27. İş Mahkemesi'nin 13/07/2017 tarih, 2016/477 Esas, 2017/329 sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2) Dava konusu talep hakkında yargı mercilerince KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3) Dava konusu talep hakkında inceleme yaparak karar vermek üzere dava dosyasının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na gönderilmesi için İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
4) Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL. istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesi 15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle ülkenin içerisinde bulunduğu fevkalade durum ve bu durum neticesinde ortaya çıkan güvenlik gerekçeleri ile hakkında duyulan şüphe gereği 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca Genel Müdürlük makamının onayı ile haklı nedenle feshedilmiştir.
Davacı, fesih bildirimine karşı feshin geçersizliği talepli işe iade davası açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi aynı konuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 30. Hukuk Dairesi’nin 2017/487 E.-2017/527 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yapılan fesihte geçersizlik koşulları aranmayacağından feshin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı istinaf kanun yoluna başvurmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nce feshin 667 sayılı KHK’dan kaynaklanan yetki ile yapıldığı ve 685 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesinin 3. Fıkrasındaki düzenleme karşısında davanın esası hakkında karar verilemeyeceği, ayrıca davacının da KHK ile iş akdi feshedilen kişiler listesi içerisinde yer aldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesi yönünde kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinin 1. fıkrasında “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.” Yine aynı kanun hükmünde kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasında “(1) Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
685 sayılı KHK.nın 690 sayılı KHK.nın 56. maddesi ile değiştirilen geçiş hükümleri başlıklı geçici madde 1. maddesinin 3. fıkrasının son halinin;
"(3) Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7'nci maddedeki usul ve süreler uygulanır.
Bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verilir, vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu dosyalar, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderilir.” şeklini aldığı anlaşılmıştır.
Söz konusu hükümler değerlendirildiğinde Komisyonun doğrudan KHK listesiyle kamu görevinden çıkarılan işçiler için görevli olduğundan söz edilecektir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi 23.09.2016 tarihinde davalı tarafca Genel Müdürlük makamı onayı ile İş Kanunu'nun 25. maddesi hükümlerine göre haklı nedenle feshedilmiş olup 14.07.2017 tarihinde yürürlüğe giren 692 sayılı KHK ekindeki listede davacının isminin de yer aldığı görülmektedir. Davacının iş akdi kanun hükmünde kararname ile feshedilmeden önce davalı işverence 23.09.2016 tarihinde feshedilmiş olduğundan fesih, kanun hükmünde kararnameye dayanan bir fesih niteliğinde değildir ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun yetkisi kapsamında değildir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar kesin olmakla birlikte kesin karara karşı temyiz yoluna başvurulamasa da, 685 sayılı KHK kapsamında olmayan durum için 685 sayılı KHK uyarınca esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın olağanüstü hal işlemleri inceleme komisyonuna gönderilmesinin maddi hata olduğunun kabulü gerekir. Aksi takdirde Komisyon da kendisinin görevli olmadığı bir durumda dosya kendisine geldiğinde karar vermeyecek bu kez şahsın fesih işlemine karşı itirazı hukuki yönden denetimsiz kalacaktır.
Aynı yönde Dairemizce de verilen kararlara karşı davaların taraflarınca maddi hata talebinde bulunulmuş Dairemizce bu talepler yerinde görülerek daha önce verilen kararlar ortadan kaldırılmıştır (Dairemizin 21/09/2017 Gün, 2017/24543 Esas, 2017/13883 Karar sayılı kararı). Bu nedenle davacının temyiz isteminin kabulüyle daha önce verilen kararın ortadan kaldırılıp istinaf talepleri yönünden inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nun 373/2 maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesi aracılığıyla kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy