MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde Eylül 2006 - 20/10/2009 tarihleri arasında 2.000,00 TL maaş ve %5 prim karşılığında çalıştığını, hafta içi 08:30 - 19:00 aralığında Cumartesi günleri 08:30 - 16:00 aralığında çalıştığını, fazla çalışma karşılığının ödenmediğini, iş akdinin davalı işverence sonlandırıldığını, tazminatlarının ödenmediğini iddia ederek; 10.000,00 TL prim alacağı, 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 3.000,00 TL ihbar tazminatı, 3.000,00 TL fazla mesai ücreti, 500,00 TL izin ücreti, 500,00 TL resmi bayram çalışma ücreti, 2.000,00 TL maaş alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının davalı şirketin İstanbul irtibat bürosunda çalıştığını, 2.000,00 TL maaş almadığını, 1.000 TL maaş+ 1.000 TL masraf aldığını, işyerinde prim uygulaması olmadığını, davacı ile davalı şirket arasında prim sözleşmesi yapılmadığını, fazla çalışma yapmadığını, iş akdinin olumsuz davranışları nedeniyle sonlandırıldığını, tazminatlarının banka aracılığıyla ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ikinci kararı, Dairemizin 05/07/2018 tarih ve 2018/6193 Esas, 2018/14879 Karar sayılı ilamıyla “1-Gerekçeli kararda dava tarihinin 30/10/2009 yerine 30/04/2015 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ...Yedek Parça Plastik Kimyevi Mad. San. Tic. Ltd. Şti.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davalı, birleşen ek dava dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra süresi içinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece, birleşen dava yönünden süresinde öne sürülen zamanaşımı def’i dikkate alınmadan hesaplama yaptırılıp hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece yapılacak iş, bilirkişiden davanın birleşen davaya yönelik süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def’ini değerlendiren bir rapor alıp sonuca gitmektir.” gerekçesiyle tekrar bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, prim alacağı iddiası bakımından kısmi dava olarak açtığı asıl davada 10.000 TL talep etmiş, daha sonra külli tespit kısmi eda istemli belirsiz alacak davası olarak açtığı ek davada da 25.000 TL prim alacağı talep etmiş, ek davadaki talebini 90.000 TL arttırarak sonuç olarak asıl davada 10.000 TL, birleşen davada 115.000 TL olmak üzere toplam 125.000 TL prim alacağı talep etmiştir.
Dairemizin hükmüne uyulan 05/07/2018 tarihli bozma ilamında davalının birleşen ek davaya karşı süresinde yaptığı zamanaşımı def’inin değerlendirilmemesi bozma nedeni yapılmıştır.
Bilirkişi ve mahkeme, belirsiz alacak davası ile alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesileceği gerekçesiyle prim alacağında zamanaşımına uğrayan miktar olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Ancak bu kabul doğru değildir.
Şöyle ki; ek dava 20/12/2013 tarihinde açılmış olup prim alacağı bakımından zamanaşımı gözetilerek 5 yıl geriye gidildiğinde, asıl davada talep edilen 10.000 TL hariç, 20/12/2008 tarihinden itibaren önceki prim alacakları, zamanaşımına uğramıştır.
Mahkemece yapılacak iş, davacının 20/12/2008-20/10/2009 tarihleri arasında hak ettiği primi belirleyip asıl davada korunan 10.000 TL’yi de ilave ederek bulunacak miktar üzerinden prim alacağını hüküm altına almaktır. 20/12/2008 tarihinden önceki prim alacakları asıl davada talep edilmekle, korunan 10.000 TL hariç zamanaşımına uğradığı halde, bu hususa önceki bozmada da değinilmesine rağmen, zamanaşımına uğrayan alacak bakımından da kabul kararı verilmesi hatalı olup, kararın üçüncü kez bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.