MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinin yurtdışındaki şantiyelerinde 06/04/2001 - 31/12/2009 yılları arasında çalıştığını, en son aylık ücretinin 1.200 USD olduğunu ve barınma ile günde 3 öğün de yemek hizmetinin davalı tarafça sağlandığını, davacının iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, belirli süreli proje bazlı hizmet akdinin söz konusu olması nedeni ile tazminat talep edilemeyeceğini, iddia edilen ücreti aldığının ispatı gerektiğini, davacının fazla mesai ve tatil ücretlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2018 tarihli 2015/21253 E. 2018/16258 K. sayılı ilamı ile özetle;
"...Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının tazminat ve alacaklarının belirlenmesine esas ücret taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı işçi son aylık ücretinin net 1.200,00 USD olduğunu ileri sürmüş, davalı işveren 3,20 USD saat ücretini savunmuştur. Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlar, mahkemece davalının sunduğu kayıttaki ücret üzerinden hesaplanan tazminat ve alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel ücret hesabı dışında fazla çalışma, hafta tatili ile bayram genel tatil ücreti gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir tahakkuka gidilmiştir. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir bilgiye yer verilmemiştir. Davacının yaptığı iş, kıdemi, bordro içerikleri (örneğin 2008 yılı 1,3 ve 8. aylar ile 2009 yılı 3, 5 ve 8. aylar bordrolarının sonucu değişen tahakkuk içermelerine rağmen fiks 1.580,00 USD'dir.) ve tanık beyanları gözetilerek davacı işçinin aylık temel ücretinin 1.200,00 USD olduğu kabul edilmeli ve bordroların fazla çalışma ile tatil tahakkuklarını içermediği sonucuna varılmalıdır. Gerekirse bu esaslar dahilinde bilirkişiden yeniden rapor alınmalı ve mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak tazminat ve alacaklar hakkında bir karar verilmeli, bordrolarda aylık 1.200,00 USD'nin üzerinde ödeme bulunan aylar yönünden işverence yapılan ödeme miktarları o dönem muaccel olan fazla mesai ve tatil alacaklarından mahsup edilmelidir.
..Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK. nun 297/2. maddesine aykırı olup, bu durumun infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki fazla çalışma ücreti hesabının doğru yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada hesabına itibar edilen bilirkişi raporunda, ücret bordrolarında yer alan ve aylık ücret üzerinde bulunan tahakkukların mahsubu yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bozma ilamında bordrolarda aylık 1.200,00 USD'nin üzerinde ödeme bulunan aylar yönünden işverence yapılan ödeme miktarlarının mahsup edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre davacının banka hesabına ödenen miktarlar ile o dönem bordrosunun sonuç tahakkuku (ödenen kısım) karşılaştırılarak hesaplanan alacaklardan mahsup edilmesi gerektiği düşünülmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 19/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.