MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin temyiz talebi 02/07/2018 tarihli ek karar ile "... temyiz başvurusu süresinde olmadığından HMK.nın 432-426/f maddeleri ..." gerekçesi ile reddedilmiştir.
Davalı vekili tarafından 02/07/2018 tarihli temyiz talebinin reddi kararı da süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dairemizce verilen geri çevirme kararı ile Mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına karar verilmekle; dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı kurumun ...Termik Santralinde 13/09/2006 tarihinden itibaren elektrik bakım bölümünde çalışmakta iken 31/01/2012 tarihinde hizmet sözleşmesinin feshi sonucu işinden ayrıldığını, davalı kurumun kadrolu personeli ile birlikte davalı tarafından temin edilen malzemeler ve kurum yetkililerinin talimatı ile çalışıldığını, söz konusu işlerin daha önce kurumun kadrolu elemanları ile yapılmasına rağmen, ucuz işçi teminine yönelik olarak muvazaalı sözleşmeler ile taşeron firmalara yaptırıldığını, davacının çalıştığı birimlerin elektrik üretimi için ana merkez olduğunu ve yapılan işin asli ve sürekli işlerden olduğunu, davacının aynı işyerinde aynı işi yapan kadrolu işçiler ile aynı ücreti talep hakkı bulunduğunu, Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5.18. maddeleri, Anayasa'nın 10 ve 55. maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin taleplerinin yasal dayanağını oluşturduğunu iddia ederek, ücret fark alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın görev, yetki, husumet, derdestlik, kesin hüküm, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımından dolayı reddi gerektiğini, davacının kendi işçileri olmadığını, ayrı bir işverenin işçisi olduğunu, muvazaa olgusunu kabul etmediklerini, bir kamu kuruluşu olan müvekkili şirketin muvazaalı işlem yapmasının söz konusu olamayacağını, ihale ile şirketlere verilen işin niteliği ve yürütümü bakımından elektrik üretimi işinden tamamen farklı ve bağımsız nitelikte bir iş olduğunu, kurum personeli ile davacının aynı işi yapmadığını, aynı işi yapmak ile aynı yerde çalışmanın aynı anlama gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 04/02/2013 yerine 28/11/2014 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı işçi ücret fark istekleriyle bu davayı açmış, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükme esas bilirkişi raporunda sendika üyeliğinin işverene bildirildiği Nisan 2011 dönemi öncesi için kadrolu ve sendika üyesi olan işçi ücreti emsal alınmak suretiyle hesaplamaya gidilmiş, üyeliğin bildirildiği tarih sonrasında da emsal işçiye ödenen ücretler üzerinden davacıya ödenecek farklar belirlenerek hesaplama yapılmıştır.
Davacının sendika üyesi olmadığı dönem için Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılması mümkün değildir. İşyerinde kadrolu olarak çalışan ve sendika üyesi olup aidat ödemesi yapan işçi ile davacı işçinin eşit durumda olduğundan söz edilemeyeceğinden, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi dikkate alınarak fark ücret hesabı ile alacağın hüküm altına alınması hatalıdır. Davacının Nisan 2011 tarihi öncesine ilişkin ücret farkı isteklerinin reddine karar verilmelidir.
Üyeliğin bildirildiği tarih sonrası için davacının almakta olduğu ücretine toplu iş sözleşmesi ile yapılan ücret zamları ilavesi ile denetime elverişli şekilde hesaplama yapılması gerekirken, sözü edilen dönem içinde emsal işçiye ödenen ücretlerden bahsedilerek hesaplamaya gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy