MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin Kasım 2008 ayından itibaren davalı işyerinde yetkili olan Hizmet-İş Sendikası'na üye olduğunu, TİS’nin 3/3 bendindeki büro işçilerinin kapsam dışı sayılması hükmünün işyerinde genel olarak uygulanmaması, işverenin keyfi tutumu nedeni ile aynı konumdaki bazı büro işçilerinin TİS’den faydalandırılarak eşit durumdaki işçiler arasında ayrımcılık yapıldığını, davacının diğer birçok büro işçisi gibi TİS’den yararlanmasının gerektiğini, zira 15/03/2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren TİS’de kapsam dışı uygulamasının kaldırıldığını ileri sürerek, TİS gereği ödenmeyen bir kısım işçilik alacaklarının ve eşit davranmama tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığı için zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının günlük ücretinin emsal işçiden yüksek olduğu için fark ücret alacağının olmadığını, büro işçilerinin ücret haklarının emsal memura eşitlendiğini, eşit davranma yükümlülüğüne aykırılık halinin davacı tarafça ispatının gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davacının talep ettiği TİS’den kaynaklanan alacakları hüküm altına alınmış ve “TİS'in 58. maddesi gereğince her aya rastlayan kısmının takip eden ayın 14. gününden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde karar verilmiş ise de, bu şekilde kurulan hükmün infazı mümkün değildir. Her bir alacak kaleminde birden çok aya ilişkin alacaklar toplu olarak hüküm altına alınmıştır. Mahkemece yapılacak iş, her bir alacak kaleminde hangi ay için kaç Türk Lirası’na hükmedildiği ayrı ayrı belirtilerek, her bir ay için faiz başlangıç tarihinin de ayrı ayrı gösterilmesidir. Kurulan hüküm mevcut haliyle HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacak niteliktedir.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmemesi HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.