MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatları tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkette 18/06/2007-06/12/2010 tarihleri arasında çalıştığını, davacının işyerinde zor şartlar altında çalıştığını, düzeltilmesini istemesine karşın çalışma koşulları düzeltilmediği ve kendisine 'istemiyorsan bırakırsın' şeklinde sözler söylenerek ayrılmasının istendiğini, istifa iradesi olmadan davacıya matbu istifa dilekçesi imzalatıldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 18/06/2007-06/12/2010 tarihleri arasında çalıştığını ve istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığını, işveren şirkete 06/12/2010 tarihinde verdiği yazılı beyanla işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını bildirdiğini, bunun yanında mahkememizin 2011/241 Esas sayılı dava dosyasında 'ben şirketten istifa ettim' şeklinde beyanının bulunduğunu, istifa ederek işyerinden ayrılan davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Bandırma’da kendisine sabit bir görev verilmediği için istifa ettiği, istifa iradesinin geçerli olduğu ve kıdem tazminatına hak kazanmadığı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışmalarını kanıtladığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Dosya içeriği ve davacının tanık olarak verdiği ifade dikkate alındığında, davacının iş akdini yargılama sırasında da ödenmediği tespit edilen işçilik alacakları nedeniyle haklı feshettiği anlaşıldığından Mahkemece davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Davacı işçi davalıya ait işyerinde denetim elemanı olarak çalışmış olup, tanık beyanları ve özellikle müşterek tanık...’ın beyanları dikkate alındığında davacının hafta tatillerinde çalışmadığı anlaşıldığından Mahkemece kanıtlanamayan hafta tatili ücreti talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 47. maddesine göre, ulusal bayram ve genel tatil günleri yapılan çalışmalar için işçiye ilave bir yevmiye ödenmesi gerekirken, bilirkişinin raporunda bu hesaplamayı yaparken 1 yerine 1,5 katsayısını kullanarak fazladan yaptığı hesaba itibar edilerek ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hüküm altına alınması hatalıdır.
Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla çalışma ücreti açısından, dosyada mevcut taraflar arasında düzenlenen 01.10.2009 tarihli iş akdinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde hüküm bulunmaktadır.
Mahkemece haftalık 5,2 saatlik fazla çalışma süresinin kanıtlanan haftalık fazla çalışmalarından mahsup edilmesinden sonra bakiye saat üzerinden fazla çalışma alacağının hesaplatılması gerekirken, bu yönteme uyulmadan fazla çalışma hesabı yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de; Dairemiz uygulamasına aykırı hesaplama yöntemi ile belirlenen fazla çalışma alacağında aylık ücrete dahil olması nedeniyle mahsup edilmesi gereken tutarın, hesaplanan fazla çalışmalarından düşülmesi ve bulunan miktardan karineye dayalı makul bir indirim yapılarak alacağın hüküm altına alınması gerekirken, mahsup edilmesi gereken tutar üzerinden karineye dayalı makul indirim yapılarak hüküm kurulması ayrıca hatalıdır.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, bozma kararı sonrasında aldırılan bilirkişi raporunda davacının fazla mesai ücreti alacağı 7.250,90 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece bu tutar üzerinden karineye dayalı makul indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken, sadece 01.10.2009 tarihi sonrası için hesaplanan tutar (1.163,60 TL) üzerinden karineye dayalı makul indirim yapılarak sadece 100TL.ye hükmedilmesi hatalıdır.
Davacı vekili bozma kararı öncesinde fazla mesai ücretini 16.04.2013 tarihinde ıslah ederek toplamda 7.500,00 TL fazla mesai ücreti talep etmiştir. Mahkemece taleple bağlı kalındığından söz edilerek fazla mesai ücreti olarak sadece 100,00 TL’nin hüküm altına alınması isabetsizdir. Yapılacak iş 7.250,90 TL.den taktiri indirim yapılarak hüküm kurmaktır.
3-Kabule göre de; davacının yargılama sırasında 7.500,00 TL fazla mesai ücreti istediği ve mahkemece hak edilen fazla mesai ücretinin 1.163,60 TL olduğuna karar verildiği halde, karineye dayalı makul indirim haricinde reddedilen tutar gözden kaçırılarak asıl davada davalı lehine 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy