MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; 08.11.2006-20.08.2012 tarihleri arasında davalının yurtdışındaki işyerlerinde çalışan müvekkilinin kronolojik olarak ücretlerinin 1,650 USD (Kasım 2006-Mayıs 2007), 2,250 USD (Mayıs 2007-Ağııstos 2008), 3,000 Euro (Ağustos 2008-Mart 2011), 4,620 USD (Mart 2011-Şubat 2012) ve 4,500 USD (Haziran-Ağustos 2012) şeklinde olduğunu, iş akdinin sonlandırılarak Türkiye'ye gönderildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, bildirilen davacı tanıklarının müvekkili ile husumet halinde olduğunu, davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, proje bazlı çalıştığını, sözleşmesinin fesih değil, iş bitimi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğinden tazminat talep hakkı olamayacağını, saat ücreti ile çalıştığını, ücretinin bordrolar ile sabit olduğunu, davacıya aylık ücretleri dışında 07.04.2010 tarihinde 6.500 Euro, 20.10.2011 tarihinde 8.500 Euro ve 03.11.2011 tarihinde 5.000 Euro olmak üzere 20.000 Euro ödendiğini, davacının taleplerinde haklı görülmesi halinde bu ödemelerin mahsubu gerektiğini, son dönem 12,93 USD/saat ücreti ile çalışan davacının banka hesabına yapılan aylık ödemelerdeki değişkenliğin, kendisine yapılan fazla mesai ve tatil çalışma ücreti ödemelerinden kaynakladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2018 tarihli 2017/2054 E. 2018/484 K. sayılı ilamı ile özetle; "...Mahkeme ve bilirkişi tarafından tanık beyanları ve bordroların birlikte değerlendirildiği davalı tarafın, kendi bordrolarında fazla çalışma yapıldığını kabul ettiği bu nedenle bu itirazın yersiz olduğu...hesaplarda bir hata olmadığı, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar usül ve yasalara uygun olduğu..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuş, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 21/02/2019 tarihli 2018/7625 E. 2019/4321 K. sayılı ilamı ile ;
"Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, işverence ödenen ücret içinde fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarının yer alıp almadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içinde yer alan ücret bordroları ve mesai şeritleri imzasız olup, aylık normal çalışma, fazla çalışma ve tatil çalışmalarını da içerir şekilde düzenlenmiştir. Bazı aylarda normal mesai süresi azaltılarak ve karşılığında fazla çalışma ile tatil mesaisi süreleri arttırılarak bordro düzenlendiği, böyle olunca davacı işçiye esasen aylık olarak yabancı paralar üzerinden temel ücret ödendiği ancak imzasız bordrolarla fazla çalışma ile tatil ücretleri de gösterilmek suretiyle tahakkuka gidildiği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirmektedir. Bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirdiğinden işverenin kayıtlarında (bordro ve bordrolara uygun olarak tanzim edilen mesai şeritleri) yer alan fazla mesai ve tatil çalışma süreleri davacı işçinin fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını göstermez. Bu halde söz konusu alacakların varlığını ispat yükü davacıdadır. Davacı çalışma olgusu yönünden işyeri kayıtlarına ve tanık beyanlarına dayanmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık ifadelerine göre davacının 20/06/2010-20/08/2012 tarihleri arasında fazla çalışma yaptığı ve tatil günlerinde çalıştığı kabul edilip alacak hesaplanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıkları çalışma süreleri itibariyle davacının fazla mesai yapıp yapmadığını, tatil günlerinde çalışıp çalışmadığını bilebilecek durumda değillerdir. Yukarıda anlatıldığı gibi bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirdiğinden işverenin kayıtlarında (bordro ve bordrolara uygun olarak tanzim edilen mesai şeritleri) yer alan fazla mesai ve tatil çalışma süreleri de davacı işçinin fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını göstermez. Buna göre davacı fazla çalışma yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını somut delillerle kanıtlayamadığından bu taleplerin reddi gerekirken kabulü hatalıdır." gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve hafta tatili çalışma ücretinin davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkeme kararı Dairemizin bozma ilamı ile "... Buna göre davacı fazla çalışma yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını somut delillerle kanıtlayamadığından bu taleplerin reddi gerekirken kabulü hatalıdır." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının hafta tatili alacak talebi hüküm altına alınmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan hafta tatili alacağının reddi yerine hüküm altına alınması usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 26/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy