MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 04/06/2009 tarihinde işe girdiğini ve halen aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, işyerinden ücret bordrolarının asgari ücretten düzenlendiğini ve aylık ücretlerinin banka hesap numarasına yatırıldığını, iş sözleşmesinin müvekkil ile site yönetimi arasında yapıldığını ancak Diyarbakır Üç kuyularda bulunan ... konutları yönetim hakkı ve yetkisi halen davalılar arasında gösterilen ... Başkanlığına ait olduğunu, ... ... konutlarını, ... adına halen ... içi Konut A.Ş.’nin yönettiğini, şu andaki site yönetiminin de ... içi Konut A.Ş.’ye bağlı olduğunu, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin alacaklarının ödenmesi için sözlü olarak defalarca talep ettiğini ancak alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin 56 dairesinin kapıcısı olup, temizlik, çöp toplamanın dışında bahçe sulaması, bakımı ve koruması görevini de yaptığını, ayrıca baktığı blokların kalorifer yakma işlerini de yaptığını, kaloriferlerin kömürle çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı cevabının özeti:
Davalı ... vekili, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının fazla mesai, hafta tatili ve genel ücreti ile yıllık ücretli izin alacağı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca fazla mesai ücreti alacağının bulunmadığı davacı tarafından imzalanmış maaş bordroları incelendiğinde anlaşılacağını ve bu belgeleri dilekçeleri ekinde sunduklarını, ayrıca bu taleplerle ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2008/21-422 Esas, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2009/7015 Esas sayılı emsal ilamların delil niteliği taşıdığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Konut Hizmet Yönetimi işletmeciliği ve Tic.A.Ş. vekili, müvekkil şirketlerinin davada husumet ehliyetinin olmadığın, bu nedenle davayı kabul etmediklerini, davacının ... Toplu Konut Site Yönetiminin işçisi müvekkil şirket davacının işvereni olmadığını, davacıyla müvekkil şirket arasında bir iş akdinin olmadığını ve hiçbir zaman müvekkil şirket çalışanı olmadığını, KMK’nun 73. maddesi gereğince açıkça belirtilmiş ki sitelerin geçici site yönetiminin ... Toplu Konut Site Yönetimi tarafından yönetildiğini, ... Yönetim A.Ş. ile geçici site yönetimi arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesinden ibaret olduğunu, dava konusu alacak ile müvekkil şirketlerinin hiçbir sorumluğunun olmadığını, davacının fazla mesai taleplerinin gerçeğe uygun olmadığını, davacının personel çalışma programı dışında kafasına göre çalışarak bu programa uymadığını, davacı vekilinin yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil ücret olarak karşılığını talep etmiş ise de davacının ... Toplu Konut Site yönetiminin işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin devamı süresinde tarafların karşılıklı olarak mutabakata varılması halinde bile izin hakkının ücrete dönüştürülemeyeceğini, izin ücretinin talep edilmesinin mümkün olamayacağını, davanın husumet ehliyeti yönünden reddi gerektiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı T.C. Başbakanlık ... vekili, davanın müvekkil idareleri yönünden husumet nedeniyle reddini, davanın esastan reddi gerektiğini, davacının halen davalı şirkette çalıştığını, davacının halen çalıştığı için yıllık izin ücreti talebinin yerinde olmadığını, site yönetiminde çalışan personele fazla mesai yaptırılmadığını, davacının kış döneminde kalorifer kazanı başında en fazla 10-15 dakika durduğunu, ayrıca kömür bittiğinde 10-15 dakika bu iş için mesai geçirdiğini, personel başına kat sayısının yüksekliğine göre en az iki en fazla dört blok düşmekte, en az dört kat en fazla on kat bloklar bulunduğunu, her gün toplam 1,5 saat blok içi temizliği yapıldığını, ayrıca 1 defa sabahları çöp toplama işlemi yapıldığını, yapılan düzenlemelere göre normal şartlarda personelin fazla mesaisi söz konusu olmayacak şekilde çalışma programı hazırlanmış ve ilan panosuna asılmış olmasına karşın personelin kendilerine tebliğ edilen çalışma planını tebellüğ etmekten imtina ettiğini, davacının günlük mesai programı görev tanımı belgesine uygun olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’ye devredilen Diyarbakır 2. İş Mahkemesi’nin 2012/10 Esas sayılı kararının davalı tarafça temyiz edilmekle, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2014/9644 Esas sayılı ilamı ile; "... Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Davacının önce ... tarafından oluşturulan geçici yönetim nezdinde ve ...’den iş üstlenen ... firması işçisi olarak çalıştığı, işyerinin daha sonra ... daimi site yönetimine devredildiği anlaşılmakta olup devreden işveren olarak .... ve ...’nin sorumluluğunun, devir tarihindeki hizmet süresi ve ücret seviyesine göre doğan işçilik alacakları ile ve iki yıl süreyle sınırlı olduğunun gözetilmemesi ..." gerekçeleriyle bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, davacının TC Başbakanlık ... tarafından oluşturulan geçici site yönetimi nezdinde ve ...'den iş üstlenen ... firması işçisi olarak asgari ücretle 04.06.2009 tarihinden itibaren çalıştığı ve dava tarihi itibariyle halen çalışmaya devam ettiği, her ne kadar bazı emsal Yargıtay bozma ilamlarında işyerinin daha sonra ... daimi site yönetimine devredildiği belirtilmiş ise de yapılan incelemede daimi site yönetiminin hala kurulmadığı geçici site yönetiminin devam ettiği anlaşıldığından her üç davalınında işçi alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabul edildiği, (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/28533) tanıkların davacının fazla çalışma yaptığını beyan ettiği, iş yerinin ve işin fazla çalışmaya müsait olması durumu da göz önünde tutulduğu, davacının 2013 yılına kadar kalorifer yakma sezonu olan 15 Kasım-15 Mart tarihleri arasında günlük 3 saat fazla çalışma yaptığı anlaşıldığı, davalı işveren ise yazılı belge ile fazla çalışma ücreti ödendiğini ispatlayamadığı, zamanaşımı def'i dikkate alındığında ve alacağa %30 hakkaniyet indirimi uygulandığında ve ödenen 427,44 TL mahsup edildiğinde davacının 2.416,85 TL fazla çalışma ücretine hak kazandığı, talep doğrultusunda 2.416,04 TL'nin tahsiline karar verildiği, tanık beyanlarından davacının ulusal bayram genel tatil günlerinde ve haftanın 7 günü çalıştığı, hafta sonu tatillerini kullanmadığı anlaşılmış; davacı, bilirkişinin hesapladığı ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücretine hak kazanmış olup taleple bağlı kalınarak alacakların tahsiline, dava tarihi itibariyle davacı çalışmaya devam ettiğinden yıllık izin alacak talebin reddine karar verildiği gerekçesi ile yıllık izin ücreti talebinin kabulüne, sair talepler bakımından tespit edilen alacak miktarlarının tüm davalılardan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içinde davalı ... Şirketi vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ... Şirketi bakımından;
Dairemizin 2014/ 9644 Esas sayılı bozma ilamına konu ilk derece Mahkemesi’nin 2012/10 Esas sayılı kararında, davalı ... Şirketi bakımından davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bu karar davacı tarafından temyiz edilmediğinden, davalı ... Şirketi yönünden usuli müktesep hak doğmuştur.
Dairemizin 2014/9644 Esas sayılı bozma ilamında devredenin iki yıllık sorumluluğu bakımından yapılan açıklamalar genel ilkeleri ortaya koymak bakımından yapıldığından ve davacının temyizi bulunmaması nedeni ile davalı ... Şirketi’nin usuli müktesep hakkını ortadan kaldırmadığından, davalı ... Şirketi bakımından bozma sonrasında da husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmelidir.
Açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin, Dairemizin 2014/9644 Esas sayılı bozma ilamına uyulmasına rağmen ve davalı ... Şirketi’nin usuli müktesep hakkına aykırı olarak, yazılı gerekçe ile davalı ... Şirketinin de diğer davalılar ile birlikte müşterek müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi hatalıdır.
3- Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz talepleri bakımından;
Dairemizin hükmüne uyulan 2014/9644 Esas sayılı bozma ilamına uygun şekilde inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, usuli müktesep hakka da aykırı şekilde ve yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalıdır.
Neticeten, Dairemizin hükmüne uyulan 2014/9644 Esas sayılı bozma ilamına uygun şekilde karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy