MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı T.C. ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Bakanlı'ğa ait hastanede diğer davalının elemanı olarak bilgi işlem biriminde bilgisayar teknikeri olarak çalıştığını, evlilik nedeniyle iş aktini feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. ... vekili, husumet itirazında bulunarak davacının diğer davalının çalışanı olduğunu, bu nedenle davalı Bakanlığın alacaklardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Bilgisayar İnşaat Reklam Orman Ürünleri Tekstil İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının tüm alacaklarının ibraname ile ödendiğini, talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı Bakanlığa bağlı hastanede 20.02.2007-01.12.2012 tarihleri arasında bilgi işlem biriminde bilgisayar teknikeri olarak çalıştığı, davacının davalı Bakanlık ile alt-asıl işveren ilişkisi bulunan taşeron firma diğer davalı ... Şirketi elemanı olarak çalışmış olduğu, iş aktinin evlilik nedeniyle yasal süre içerisinde haklı gerekçe ile davacı tarafından feshedildiği, davalı Bakanlık her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de, dosyaya ibraz edilen hizmet alım sözleşmeleri ve diğer belgeler dikkate alındığında davalılar arasında İş Kanunu'nun 2. maddesinde belirlenen şekilde alt-asıl işveren ilişkisi olduğu ve her iki davalının birlikte sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı T.C. ... vekili temyiz etmiş ve verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Belirsiz alacak davasında, dava tarihinde alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 157. maddesi uyarınca, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, davacının talep artırım dilekçesi üzerine ileri sürülen zamanaşımı definin de sonuca bir etkisi olmaz.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesi ile davasını belirsiz alacak davası olarak açmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere yargılama sırasında arttırılan taleplere karşı yapılan zamanaşımı definin hukuki sonucu olmadığından davacının talep artırım dilekçesi üzerine davalı T.C. ... vekili tarafından fazla mesai ücreti alacaklarına karşı ileri sürülen zamanaşımı def'ine değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar T.C. ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı T.C. ...’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır.
Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, Yerel Mahkemenin bozma öncesi ilk kararında fazla mesai ücretinde faiz yönünden dava ve ıslah ayrımı yapılmış, bu yönden Dairemizce bir bozma yapılmamış ve anılan husus bozma kapsamı dışında kalarak davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda ise fazla mesai ücretinin tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi bozmaya uyulmakla davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak ilkesine aykırı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin ikinci paragrafının hükümden çıkartılarak, yerine;
“- 6.187,69 TL (%20 hakkaniyet indirimi uygulanarak) brüt fazla çalışma alacağından 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 20.09.2013 tarihinden, 5.187,69 TL'sinin ıslah tarihi olan 16.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy