MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.04.2008 tarihinden Eylül 2012 tarihine kadar davalıya ait ... garson olarak çalışmaya başladığını, en son 1.200,00 TL. ücret aldığını, günde 5-6 saat fazla mesai yaptığı halde bordroda 1 saat gösterildiğini, davacının 11.09.2012 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiğini, 2008-2009 yıllarında günde 15 saat, 2010-2011 ve 2012 yıllarında ise üçlü vardiya sistemi ile ancak günde 10 saat çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, resmi tatil ve dini bayramlarda izin kullanmadığını ileri sürerek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacının fazla mesai yapmadığını, fazla mesai yapmış ise ücretlerinin ödendiğini, yaz dönemlerinde vardiyalı çalışıldığını, bayram çalışmalarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 9. H.D 'nin 08/05/2018 tarih 2017/7845 Esas ve 2018/10250 Karar sayılı ilamı ile özetle; "Dosya içinde davacının kullandığı serbest zamana dair izin kullandığına ilişkin belgeler bulunmaktadır. Yasa gereği, iş veren fazla mesailerin karşılığını ücret olarak verebileceği gibi serbest zaman da kullandırabilir. Bu durumda serbest zaman ya da alacak izni gibi kavramlarla fazla mesai karşılığı olarak kullandırılan sürelerin de fazla mesai hesabında dikkate alınması ve yapılan fazla mesainin %50 zamlı olarak kullandırılacak izinlerde mahsup edilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Ayrıca davacının kendi imzası ile düzenlenen puantaj sunulmuştur. Belgenin incelemesinde, davacının yaptığı fazla mesai karşılığı “0” olarak gözükmektedir. Davacının imzası ile tutulan bu belgeler davacıyı bağlar ve bu aylar yönünden fazla mesai tahakkuku mümkün değildir. Bu nedenle bilirkişinin bu ayları dışlamadan yaptığı hesaplama hatalı olup hükme esas alınması hatalıdır.
Davalının iş yerinde 2012 yılında birden çok yapılmış Bölge Çalışma Müdürlüğü teftişleri olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, ilgili raporlar getirtilip tüm delillerle birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyaya sunulan bordrolarda ve ibranamelerde yapılan ödemelerin "ne amaçla yapıldığı anlaşılamamıştır" gerekçesiyle hiç dikkate alınmaması, davalının mükerrer ödeme yapmasına sebebiyet verilmiştir. Yapılacak iş, taraflardan bu ödemelerin ne için yapıldığı açıklattırılmak ve ilgili alacaklardan mahsubu ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir." gerekçeleri ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece özetle; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, SGK hizmet cetveli, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; Yargıtay bBozma ilamı gereği davalı işyerinde 2012 yılında yapılan Bölge Çalışma Müdürlüğü teftişlerine ilişkin raporların getirtildiği, eldeki davada; taraflar arasında fazla mesai ücretinin hesabında uyuşmazlık bulunduğu, davalı işverence dosyaya davacının kullandığı serbest zamana dair izin kullandığına ilişkin belgelerin sunulduğu, mevzuatta işverenin işçinin yaptığı fazla mesailerin karşılığını ücret olarak verebileceği gibi serbest zaman olarak da kullandırabileceği düzenlemesinin bulunduğu, dolayısıyla serbest zaman ya da alacak izni gibi kavramlarla fazla mesai karşılığı olarak kullandırılan sürelerin de fazla mesai hesabında dikkate alınması ve yapılan fazla mesainin %50 zamlı olarak kullandırılacak izinlerde mahsup edilmesi gerektiği, ayrıca davalı işverence davacının kendi imzasını düzenleyen puantajların sunulduğu, düzenlenen puantajlarda davacının yaptığı fazla mesai karşılığının “0” olarak gözüktüğü, bu haliyle davacı işçinin imzası ile tutulan bu tutanakların davacıyı bağladığı ve bu aylar yönünden fazla mesai tahakkukunun mümkün olamayacağı, bu nedenle bu ayları dışlanması gerektiği, yine davalı işverence sunulan bordrolarda ve ibranamelerde bulunan ödemelerin ne için yapıldığı hususunda taraflardan açıklama istenilmesi ve bu ilgili alacaklardan mahsup yapılması gerektiği görülmekle fazla mesai ücret alacağının yeniden hesaplanması için bilirkişiden rapor aldırıldığı ve ayrıca Yargıtay bozma ilamında hükmedilen kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı bozma konusu yapılmayarak kesinleştiği, mahkemenin ilk kararında bozma ilamından kesinleşen alacak kalemlerinin infazında tereddüt oluşmaması için aynen ve brüt olarak kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapılmış olup, birinci seçenekte bozma öncesi rapordaki hesaplama şekli esas alınmış, ikinci seçenekte ise bilirkişinin kendi hesaplama şekli esas alınmıştır.
İlk karara karşı davacı temyizi olmadığından bozma öncesi raporda yapılan hesap tarzı davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu nedenle bozma sonrası alınan rapordaki ilk seçenek hesaplamaya itibar edilmesi gerekirken, gerekçesi de açıklanmadan yine bozma öncesi kabul edilen net 8,917.90 TL. fazla mesai ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy