MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, dava ve birleşen dava dilekçelerinde, davacıya davalı tarafından iş aktinin feshedileceğine ilişkin bir metin verildiğini ama tebligat yapılmadığını, iş aktinin feshedildiğini Noter kanalı ile yapılan ihtar ile öğrendiklerini, davacının sair bazı alacaklarının yanında prim alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, normal mesai ücreti, genel tatil ücreti, prim, ikramiye, sene sonu maaş zammı, sosyal haklar vergi iadesi, nema alacakları birleşen davada ise fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının gizlilik ve rekabet yasağı anlaşmasına aykırı davrandığını, davalıdan edindiği bilgi ve becerileri menfaat karşılığı 3. kişi ve kuruluşlar ile paylaştığını, eşinin ve kardeşinin kurduğu ve davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren ... Şirketi adına davalının yurt içi ve dışındaki tedarikçi ve müşterileri ile irtibata geçtiğini, davalının referanslarını ve satış rakamlarını ... Şirketine aitmiş gibi göstererek menfaat sağladığını, davalı ile rekabet yarattığını, müşteriler bulmaya çalıştığını, davalının davalı tarafından tespiti üzerine iş aktinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, üst düzey yönetici olduğunu, kaldı ki fazla mesai yapmasını gerektiren bir durum da bulunmadığını, davacının prim alacağı talebinin dayanaklarını açıklamadığını, iş yerinde prim uygulaması bulunmadığını, davacının bu konudaki iddialarını genişletemeyeceğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin önceki kararının, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2016/25782 Esas sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu ve bozma ilamı kapsamında araştırmalar yapıldığı, dosyaya, davacıya ait ücret hesap pusulaları tasdikli olarak ibraz edildiği, davalı vekili tarafından bir klasör olarak işyeri şahsi dosyasının ibraz edildiği, davacı ve davalı arasında görülen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006 /699 esas sayılı haksız rekabet nedeniyle davalı şirketin davacıya karşı açtığı dava dosyasının klasör şeklinde ibraz edildiği, davacıya ait hizmet döküm cetvelinin dosyaya ibraz edildiği, davacı vekilince, Bakırköy 11 İş Mahkemesi’nin 2007/365 esasına aynı davalı için 100 TL fazla mesai alacağı için dava açıldığı, dava tarafları ve konusu aynı mahiyette olan iş bu dava mahkememiz davasıyla birleştirildiği, davacı ve davalı tanıkların dinlendiği, dosya mali defterlerin ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi Cengiz Güneş'e , hesap bilirkişi raporuun sonuç kısmında ; " a)1999-2005 yılları arasında, davacıya, ihracata yönelik yaptığı satıştan %0,5, iç piyasada davalı şirketin ürettiği mallara ilişkin yaptığı satışlardan %0,3, iç piyasada davalı şirketin üretmediği satışına aracılık edilen mallara ilişkin yaptığı satışlardan binde 1,5 prim adı altında, kurum beyanının verildiği dönemi takip, tespite edilen matrahlar üzerinden yıllık veya dönem, dönem herhangi bir tahakkkuk yapılarak alacak kaydı ve ödeme işlemi gerçekleşmediği, b)Talep ve iddia edilen, alacaklarla ilgili zaman aşımı süresinin değerlendirilmesi verilen görevin dışında olması nedeniyle değerlendirimediği, hesap bilirkişisince değerlendileceği, c) dava dilekçesinin tetkikinde davacının, hangi dönem için ne miktarda prim alacağı yönünde de ayrıntılı talepte bulunmadığı ayrıca tespit edilmiştir " şeklinde beyan verildiği, 20/11/2012 tarihli raporunun sonuç kısmında ; davacının, 2533 TL ücret alacağı, 10.294,51 TL kıdem tazminatı, 8.784,64 ihbar tazminatı, 11.755,70 TL yıllık izin alacağı, olduğunu, prim alacağı, normal mesai ücreti, fazla mesai ücreti ve ikramiye ve sosyal hak alacağı taleplerinin hesaplanmadığının beyan edildiği, davacı vekilinin bu miktarlar üzerinden davasını ıslah etmiş ve 19/03/2014 tarihinde harcını yatırdığı, 28/11/2013 tarihli ek raporda ''asıl raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığının'' belirtildiği, bozma ilamı sonrasında; bozma ilamı kapsamında ve itirazların değerlendirilmesi açısından 27 Mart 2019 havale tarihli rapor aldırıldığı, davacının SGK kayıtlarına göre 01/11/1999 tarihinden 31/10/2005 tarihine kadar davalı yanında çalıştığı,iş akdinin davalı tarafından sona erdirildiği, iş akdinin haklı sebeple sona erdirildiği hususunu ispat külfeti davalı işverende olup, feshin haklı olduğuna dair yeterli deliller mevcut olmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kanaatine varıldığı, imzalı 2005 yılı 10. aya ait hesap pusulasına göre davacının brüt aylığının 5.600 TL olduğu; davacı imzalı 2005 Ekim ayına ait hesap pusulasında net 4.933,00 TL tahakkuk olduğu, davalı tarafından Yapı Kredi bankasındaki hesaba 02/11/2005 tarihinde 2.400 TL ödeme yapıldığı ve bakiye miktar olan 2.533,00 TL' nin de imzalı yazılı kayıt ile ödendiği anlaşıldığından, davacının ücret alacağı olmadığı, davacının pirim alacağının varlığı, uyulan Yargıtay bozma ilamı ile anlaşıldığından, Yargıtay bozma ilamı ve dosya içerisindeki kayıtlar doğrultusunda hesap yapan 27 Mart 2019 havale tarihli raporuna itibar edilerek, 18.052,97 TL prim alacağı olduğu kabul edildiği, ancak, bu alacak yönünden ıslah olmadığından, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, davacının yıllık izinlerini kullandığına dair dosya içerisine sunulan kayıtların değerlendirilmesi neticesinde; davacının kıdemine göre belirlenen toplam yıllık izin sürelerinden, kullandırılan izin sürelerinin çıkartıldığı 27 Mart 2019 havale tarihli raporuna itibar edilerek, bakiye 39 günlük iznin kullandırılmadığı ve karşılığının ödenmediği görülerek, davacının yıllık izin ücreti talebinin rapor doğrultusunda kabulüne karar verildiği, davacının davalı şirketten ikramiye alacağı olduğu hususu sözleşme ve ücret bordroları ile ispatlanmadığından bu yöndeki talebin reddine ve mesai alacağı adı altında talep edilen alacağın da yasal olmadığı anlaşıldığından , bu yöndeki talebin de reddine karar vermek gerektiği, birleşen dosyada davacı fazla mesai ücreti alacağı talep etmiş ise de davacının fazla mesai yaptığı hususu ispatlanamadığından, davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlemesinden dolayı bu yöndeki davanın reddine karar verildiği gerekçesi ile dava ve birleşen davada kabul edilen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, prim alacağı taleplerinin kabulüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, prim alacağının hesaplanması bakımından;
Davacının 2005 yılında sadece 10 ay çalışmıştır. Ancak, eldeki hükme esas hesap bilirkişi raporuna esas Mali Müşavir bilirkişi raporunda 2005 yılının tamamı için hesaplama yapılmıştır.
Prim alacağı Mahkeme’nin 2016/456 Esas sayılı kararına esas bilirkişi raporundaki hesaplamaya esas sair unsurlar aynen kabul edilerek ve fakat davacının 2005 yılının sadece ilk 10 ayında çalıştığı göz önüne alınarak yeniden kıstelyevm olarak hesaplanmalı ve taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınmalıdır.
3-Kıdem ve ihbar tazminatı hesabına esas giydirilmiş brüt ücrete primin eklenmemesi hatalıdır.
Kıdem ve ihbar tazminatı Mahkeme’nin 2016/456 Esas sayılı kararına esas bilirkişi raporundaki hesaplamaya esas sair unsurlar aynen kabul edilerek ve fakat giydirilmiş brüt ücrete prim eklenerek yeniden hesaplanmalı ve taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınmalıdır.
İş bu bozma kapsamı dışında kalan alacak kalemleri hakkında ise Mahkeme’nin 2016/456 Esas sayılı kararında verilen hükmün aynısı kurulmalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/11/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.