MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... İlçe Devlet Hastanesi'nde 01/08/2008 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarihten 29/02/2012 tarihine kadar ara vermeden bilfiil çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin 29/02/2012 tarihinde alt işveren tarafından İş Kanunu'nun 25. maddesinin b ve d fıkraları gerekçe gösterilerek feshedildiğini, müvekkilinin İş Kanunu'nun 25. Maddesinin b ve d fıkralarına aykırı hareket etmediğini ve işverenin müvekkilinin iş akdini feshetmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin işine ne kadar bağlı olduğunu işverenin aleyhine herhangi bir açıklama yapmadığını, iş akdi haksız olarak feshedilerek iş kanunundaki ihbar sürelerine uyulmadığını ve işveren tarafından müvekkilin ihbar sürelerinden yararlanmasına imkan sağlanmadığını, müvekkilinin kış aylarında Eylül-Şubat arasında haftanın her günü kaloriferci olarak çalıştığını, haftasonları ve normal mesai saatleri dışında da çalıştığını, haftalık çalışma saatinin 45 saatin çok üzerinde olduğunu, dini ve milli bayramlarda da çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kusuru ile kömür giderinin arttığını, davacının işyerindeki huzuru ve düzeni bozduğunu, amirlerine kaba, nezaketsiz, saygısız davrandığını, iddia ettiği tarihlerde aralıksız çalışmasının söz konusu olmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin önceki kararının Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 07/06/2018 tarih ve 2015/23226 Esas ve 2018/12914 Karar sayılı ilamında aynen:" Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinin konu bölümünde kıdem ihbar tazminatının ve fazla mesai ücretinin yanı sıra hafta tatili ücretinin ve ulusal bayram genel tatil ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, neticei talep kısmında ise kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yapılan yargılama sırasında bilirkişi neticei talepteki bu 3 kalemin yanı sıra hafta tatili ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti hesabı da yapmış, davacı vekili 22/07/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile neticei talepteki 3 kalemi artırmış, bunun yanı sıra dava dilekçesinin neticei talebinde olmayan hafta tatili ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını bilirkişi raporundaki miktarları belirterek istemiştir. Başka bir deyişle dava dilekçesinde olmayan bu iki alacak kalemi ıslah ile talep edilmiştir.
Mahkeme tarafından hafta tatili ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti taleplerinin usulüne uygun dava bulunmadığından reddine karar verilmiştir.Öncelikle dava dilekçesinde davacı vekilinin iddia ettiği gibi bir muğlaklık yoktur. Mahkeme neticei taleple bağlıdır. Mahkemenin talepleri dava dilekçesindeki açıklamalara göre değil neticei talebe göre değerlendirmesi ıslaha kadar doğrudur.Ayrıca bilirkişinin yetki ve görevini aşarak talep edilmeyen alacak kalemleri hakkında hesaplama yapması hatalıdır. Bu hataya dava dilekçesindeki yazım neden olmuştur. Bilirkişi Mahkemenin ön inceleme tutanağında belirlediği ihtilaf konuları ile bağlıdır.Ancak, Dairemiz uygulamasında ıslah ile aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan başka bir alacak kaleminin istenmesi usul ekonomisi dikkate alınarak geçerli kabul edilmektedir. Buna göre dosyada mevcut bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak ve özellikle hafta tatili ücretinin çalışılmadan ödenmesi gereken 1 yevmiyesi aylık ücret içinde ödendiğinden hafta tatili ücreti 1,5 yevmiye üzerinden hesaplanarak ve ulusal bayram genel tatil ücreti ile hafta tatili ücretinde puantaja dayalı belirleme yapıldığından takdiri indirim yapılmadan karar verilmelidir.Islah ile istenilen alaraklarda faiz ıslah harcının yatırıldığı tarihten başlatılmalıdır.3-Fazla mesai ücreti her ne kadar puantaja göre hesaplanmış ise de puantajlarda gün belirlenmiş, çalışma saatleri ise belirlenmemiştir. Dolayısı ile fazla mesai ücretinde hakkın özünü zedelemeyecek bir oranda takdiri indirime gidilmelidir. Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı bozulmasına" şeklindeki gerekçe ile bozulduğu, Yargıtay bozma ilamına uyma kararı verildiği, tüm dosya kapsamı birlikte ele alınarak yapılan değerlendirmede, davacının talep ettiği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili, ulusal bayram ve resmi tatil ücreti alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmiş olup fazla çalışma ücreti talebi yönünden ise her ne kadar puantaja göre hesaplanmış ise de puantajlarda gün belirlendiği, çalışma saatleri ise belirlenmediğinden fazla mesai ücret alacağına hakkın özünü zedelemeyecek şekilde %30 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 30/04/2012 yerine 15/11/2018 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Somut uyuşmazlıkta, hafta tatili ücreti bakımından davalının usuli müktesep hakkına aykırılık mevcuttur. Şöyle ki;
Dairemizin 2015/23226 Esas sayılı bozma ilamındaki “mevcut bilirkişi raporunun değerlendirmeye tabi tutulması ve özellikle hafta tatili ücretinin 1,5 yevmiye üzerinden hesaplanarak karar verilmesi” yönündeki açıklamaya rağmen bozma sonrası verilen eldeki kararda bozma öncesinde 2,5 yevmiye üzerinden hazırlanan bilirkişi raporundaki miktara göre karar verilmiştir.
Hafta tatili ücretinin hesabına esas yevmiye harici diğer tüm hesaplama unsurları 2014/422 Esas sayılı Mahkeme kararına esas hesaplamadaki gibi aynen kabul edip, yevmiye ise 2,5 değil 1,5 kabul ederek hafta tatili ücreti hesaplanmalıdır.
Buna göre hafta tatili ücreti hesaba esas diğer unsurlar aynen kabul edilip 1,5 yevmiye üzerinden hesaplandığında brüt 2255,63 TL’dır.
Mahkeme tarafından yapılacak iş, hafta tatili ücretini brüt 2255,63 TL olarak hüküm altına almak, diğer alacak kalemlerini ise 2014/422 Esas sayılı Mahkeme kararındaki miktarları ile aynen hüküm altına almaktır.
4- Davalı lehine vekalet ücreti bakımından; eldeki kararda hafta tatili bakımından hatalı karar verildiği için takdiri indirim hariç reddedilen kısım mevcut değildir. Ancak, hafta tatili ücreti yukarda açıklandığı şekilde hüküm altına alındığında takdiri indirim haricinde reddedilen kısım olacağından davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği düşünülmelidir.
Yeniden kurulacak hükümde yargılama harçları ile her iki taraf lehine hükmedilecek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin miktarları bakımından yeni kurulacak hüküm tarihinde kabul ve reddedilen miktarların, tarafların yaptıkları yargılama gideri miktarlarının değişebileceği ve o tarihte yürürlükte olacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve sair mevzuat göz önüne alınmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgisine iadesine, 14/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy