MAHKEMESİ: ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ
DAVA: Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin kararını süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla,
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi davalı avukatının temyiz talebini 27/09/2019 tarihli ek kararla reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 27/09/2019 tarihli ek kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 1. Maddesinin dördüncü bendine göre ilk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir. 25.10.2017 tarihinden sonra verilen kararlar ise 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.
İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7/3. maddesi uyarınca; 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366/1. maddesi gereğince temyiz kanun yoluna başvuruda kıyasen uygulanacak hükümler olan HMK’nın 343 ila 349. maddelerine göre temyiz kanun yoluna kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde başvurulur. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361. maddesinin 1. fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise miktar bakımından kesinlik sınırı ve bu sınırı geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “ 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde 100,00 Tl ücret alacağı, 100,00 TL fazla çalışma ücreti alacağı ve 100,00 TL ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi ile Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile net 13.263,45 TL ücret alacağı olduğunun tespitiyle taleple bağlı kalınarak 100,00 TL'nin, net 14.112,49 TL fazla mesai alacağı olduğunun tespitiyle taleple bağlı kalınarak 100,00 TL'nin ve net 218,77 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olduğunun tespitiyle taleple bağlı kalınarak 100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı tarafından temyize konu edilen ve Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen toplam miktar 13.263,45 TL ücret alacağı, 14.112,49 TL fazla mesai alacağı ve 218,77 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olmak üzere toplam 27.594,71 TL olup karar tarihi itibariyle 58.800,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemece verilen 27.09.2019 tarihli ek karar HMK'nın 362/1-a ve 362/2 maddelerine uygun olduğundan bu karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın ONANMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.