MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
...Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu kabul ederek davacının işe iadesine karar vermiştir.
...Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 24/10/2011 tarihinden itibaren davalı işyerinde işçi olarak çalışmaya başladığını, davacının iş sözleşmesinin 18/08/2016 tarihinde yapılan fesih bildirimi ile sona erdiğini, fesih bildirimi ile savunma talep yazısını davacının aynı anda tebellüğ ettiğini, feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını, ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının davalı işyerinde sözleşmesinin başlangıcından itibaren 167 gün hastalık ve mazeret izinleri nedeniyle hazır bulunmadığını, iş akışını ve iş huzurunu bozacak şekilde sık sık rapor almasının işi önemli derecede aksattığını, davacının yapması gereken işlerin yapılmayınca diğer çalışanlara ek yük getirildiğini, davacıdan konu ile ilgili yazılı savunma istendiğini ancak yazılı savunma vermekten kaçındığını, şahitler huzurunda savunma vermekten kaçındığına dair hakkında tutanak tutulduğunu, feshin geçerli nedene dayandığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, " Davacının devamsızlık oranının işyeri ortalamasının üzerinde olması, davacının davalı şirkette 2012-2016 yılları arasında yaklaşık 37 ayrı defa 1 günlük ücretsiz izin aldığı ve bu izinlerin hafta tatilinin öncesi ve sonrasındaki bitişik günler olduğu, davacının 2012-2016 yılları arasında 31 defa istirahat aldığı ve bu istirahatlerin çoğunluğunun 1-2 gün gibi kısa süreli olduğu ve çoğunlukla bu istirahatlerin hafta tatilinin öncesi ve sonrasındaki bitişik günler olduğu, davalı şirketin 2016 yılı başında davacıya görev yeri görev değişikliği yapmasına karşılık davacının önceki bölümünde tekrar eden kısa süreli istirahatlerinin ve ücretsiz izin kullanımlarının 2016 yılının ilk 8 aylık döneminde daha da sıklaştığı göz önüne alındığında, davacı işçinin veriminin işveren için kabul edilebilir düzeyde olmadığı, buna rağmen davacının işe iadesine karar verilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği kanaatine varılmıştır. İşveren tarafından işçinin verimliliği sebebiyle iş akdinin feshedilmesine yasal olarak imkan bulunduğu, yapılan feshin şekil olarak da kanuna uygun olarak yapıldığı hususları gözetilerek, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı taraf istinaf yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; usule uygun savunma istemi bulunmadığından, feshin geçersiz olduğu, gerekçesi ile davacının istinaf başvurusu kabul edilip İlk Derece Mahkemesi Kararı kaldırılarak feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
G) Gerekçe
4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin iş sözleşmesi davalı işverence davranışlarından kaynaklanan nedenle (sık sık rapor alma davranışı nedeniyle) fesh edilmiştir.
İşverence sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere fesih öncesi feshe konu davranış nedeniyle davacıdan savunma istenmiş ve davacı bu yazıyı yasal haklarını saklı tuttuğunu açıklayarak imzalamıştır. Bundan sonra davacının savunma vermediğine yönelik iki tanık imzası ile tutanak düzenlenmiş ve ardından iş sözleşmesi fesh edilmiştir. Bu belgelere göre davalı işverence davacıdan savunma istenmiştir. Öte yandan dosyada bilgi ve belgelere göre davacının işyerinde çalışırken sık sık rapor adığı, raporların genellikle tatil günleri öncesi ve sonrasına denk gelen günler olduğu açıktır. Bu durum işyerinde çalışma düzenini bozucu nitelikte olup işverence yapılan feshin usule uygun olduğu gibi geçerli nedene dayanması karşısında Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce kesin olarak karar verilebileceğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 15,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 11,00 TL tebligat gideri ile 350,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 361,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Taraflarca yatırılan ve artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran taraflara iadesine,
7. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
8. Dosyanın yerel mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine
Kesin olarak oybirliği ile 11/06/2019 günü karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy