MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı- Birleşen Dosya Davacısının İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 06.12.2008 tarihinde davalı işyerinde tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, en son net 1.500,00.TL ücretle çalıştığını, asgari ücret kadarının bankaya yattığını, kalanının elden ödendiğini, fazla mesai yaptığını, tatil günlerinde çalıştığını, işine son verildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, asıl ve birleşen davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, ücret, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin, asgari geçim indirimi ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsili ile teminat senedi olarak alınan senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı - Birleşen Dosya Davalılarının Cevabının Özeti:
Davalılar özetle ; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının tır şoförü olarak değil ... fabrikasında fabrika içi taşıma işinde şoför olarak çalıştığını, bu projede toplam 3 aracın çalıştığını ve her aracın 2 şoförle çalıştırıldığını, şoförlerin aylık ortalama 250 km. yol yaptığını, projedeki işlerin azalması nedeniyle bir aracın projeden çıkarılmak zorunda kalındığını, projeden çıkarılan araçta şoför olarak davacı çalıştıysa da haksızlık olmasın diye 6 şoför arasında kura çekildiğini, davacının kura sonucu projeden çıkarıldığını ve kendisine bir araç teslim edilerek çalışması için başka bir bölüme nakledildiğini, 04.09.2012 tarihinde yük yüklemek üzere sefere gönderilen davacının yükü yükleyip Bursa'ya geldikten sonra kimseye bir şey söylemeden yüklü aracı garaja bırakarak işyerini terk ettiğini, 05-07.09.2012 tarihleri arasında da izin almaksızın 3 gün işe gelmediğini, devamsızlık tutanakları düzenlendiğini, 10.09.2012 tarihinde hangi nedenden dolayı işe gelmediğini bildirmesi için ihtarname çekildiğini ancak davacının adresini değiştirmiş olması nedeniyle ihtarnamenin tebliğ edilemediğini, davacının bu davranışının 4857 Sayılı Yasanın 25/II-g bendi uyarınca haklı nedenle derhal fesih sebebi olduğunu, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin yersiz olduğunu, davacının başka bir işyerinde çalışmak için kendi isteğiyle işten ayrıldığını, hizmet dökümünden 08.09.2012 tarihinde başka bir işyerinde çalışmaya başladığının anlaşıldığını, davacının müvekkili şirkette çalışırken bu işyeri ile anlaşmış olduğunu, zira kimsenin 3 gün içinde yeni bir iş bulamayacağını, davacının bordrolarda görünen ücretle çalıştığını, her ay ihtirazı kayıtsız olarak bankadan maaşını çektiğini, 2012/Ağustos ayı ücretinin eksik ödendiği iddiasının yersiz olduğunu, ... fabrikasının Ağustos ayında tatile ayrıldığını, davacının da izne ayrıldığını, çalıştığı günlerin karşılığı ücretin bankaya yatırıldığını, geri kalan ücretin ise zor durumda kalmaması için işverence alınan kararla elden ödendiğini, işyerinde ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yapılmadığını, istisnai durumlarda hafta tatillerinde çalışıldığını, ulusal bayramlar ve hafta tatillerinde çalışılması halinde bunun karşılığının ödendiğini, ücret bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku bulunduğunu ve davacının bankadan ihtirazı kayıtsız olarak ödemeleri aldığını, davacının çalıştığı süre boyunca tüm yıllık izinlerini kullandığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 14/11/2019 tarihli 2017/13374 E. 2019/19962 K. sayılı ilamı ile özetle;
"...Somut uyuşmazlıkta davacı, 15.06.2013 tanzim ve 15.10.2013 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bonoya dayalı icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İcra takibinin kötüniyetle yapıldığı ve takip konusu bononun işe girişte teminat olarak düzenlendiği mahkemenin de kabulündedir. Üstelik dava konusu alacak miktarı belirlidir ve yargılamayı da gerektirmemektedir.
Mahkemece, teminat senedinin haksız yere takibe konulması nedeni ile kötüniyet tazminatı talebinin kabulü yerine uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı birleşen dosya davalısı ... temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 Sayılı HMK.nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. "Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece bozma ilamı ve duruşma gün ve saati davalı ...'ya tebliğ edilmeden davalı tarafın yokluğunda karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup, hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu noktadan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 03/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.