MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ
DAVA: Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
...Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
...Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilin Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı ... Köy Hizmetleri Müdürlüğünde işe başladığı tarihten itibaren Yol İş Sendikasına üye olduğunu, müvekkilin burada işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici mevsimlik işçi olarak çalıştığını, her yıl yeni mevsimlik işçi sözleşmesi yapıldığını ve yılsonunda işten ayrıldığını, 2001 yılında aynı Müdürlükte kadrolu işçi statüsüne geçildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen çalışmalarının kıdem hesabında dikkate alınmadığını, yeni işe başlamış gibi başlatıldığını ve kadrolu işçi statüsünden önceki çalışmalarının kıdemlerinin dikkate alınmadığını, 2005 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğünün lağvedilmesi ile tüm hak ve alacakların ...'ne devredildiğini, müvekkilin daimi kadrolu işçi statüsünde tüm hak ve alacaklarıyla beraber geçirilme sırasında yapılan intibakın yanlış olduğunun tespitini, müvekkilin derece ve kademelerinin tespitini ve fark alacaklarının davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı idare bünyesinde mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığını, 02/02/2001 tarihinde kadroya geçtiğini, davacının mevsimlik olarak çalıştığı dönemin tamamının Toplu iş sözleşmesinin 98. ve 99 maddeleri gereğince değerlendirilerek ve intibak ödemesine esas yeni derece kademesi olan 10. Derece 25. Kademesi üzerinden yevmiyesi tespit edilerek, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18/02/2013 tarih ve 2013/5910 Esas ve 20133266 karar sayılı kararı ile onanan Şanlıurfa 2. İŞ Mahkemesinin 25/01/2013 tarihli ve 2012/891 Esas ve 2013/226 Karar sayılı ilamına istinaden geriye yönelik 5 yıllık zamanaşımı süresinin gözetilerek, 1 Mart 2008-28 Şubat 2013 tarihlerini içeren döneme ilişkin intibak ödemesi yapıldığını, ücret alacakları için süreaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesinin kararına yer verilerek ve "...hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine, davacının haklarının doğru tespit edildiğinin anlaşılmasına göre davalı tarafın yerinde bulunmayan tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.” açıklamasıyla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, Kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’un 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasa'nın 36'ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında yer alması gereken hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, “Tarafların iddia ve savunmalarının özeti”, “İlk derece mahkemesi kararının özeti”, “İleri sürülen istinaf sebepleri” ve “Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” bölge adliye mahkemesi kararında yer alması gereken zorunlu hususlardandır.
Somut uyuşmazlıkta, dava, hizmet sözleşmesinden ve TİS 'den kaynaklanan intibak tespit ve alacak istemine ilişkin olup dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında dava konusu ile ilgili olarak tarafların iddia ve savunmalarına göre hesaplama yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda kök raporun ve ek raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur. İlk derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesinin kararına yer verilerek ve "...hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine, davacının haklarının doğru tespit edildiğinin anlaşılmasına göre davalı tarafın yerinde bulunmayan tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.” açıklamasıyla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının içermesi gereken zorunlu unsurlardan olan “Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” hususları kararda yer almadığından, bir başka ifadeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı somut olaya özgü hukuki gerekçe ihtiva etmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 359. maddesine aykırı olarak tesis edilmiştir. Bu itibarla, anılan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde tesis edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
H) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, bozma sebebine göre dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.