MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işi terk ettiğini, devamsızlıklarının tutanakla tespit edildiğini, ihtarname ile iş akdinin haklı yere feshedildiğinin bildirildiğini, kıdem tazminatı istemeye hakkı olmayacağını, fazla mesai yapılmışsa da ücretlerinin bordroya yansıtılarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini ücretini alamaması sebebiyle haklı nedene dayalı olarak feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle;
“Dosya kapsamından; Mahkemece hükme esas alınan 26.06.2015 tarihli ek bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmış olup, davalı vekiline bilirkişi raporunun tebliği ile rapora karşı varsa itirazlarını sunması olanağı sağlanmadan yargılamanın yapılıp bitirilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir.
Bu itibarla Mahkemece, davalı şirketin vekiline bilirkişi raporunun tebliği ile itirazlarını bildirmesi için süre verilip, itirazları değerlendirildikten sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59'uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin davalı işyerinde 26.10.2009-11.11.2009 ve 01.08.2011-17.08.2011 tarihleri arasında toplamda 28 gün yıllık ücretli izin kullandığı, kıdemi karşılığında hak ettiği yıllık izin süresinin ise 90 gün olduğu dikkate alındığında davacının kullanmadığı 62 günlük yıllık ücretli izin hakkı olduğu anlaşılmaktadır.
İş akdinin devam ettiği sırada davalı işveren tarafından 14.10.2011 tarihli imzalı tediye makbuzu karşılığında ve 2013/Temmuz ayı ücret bordrosu ile banka kaydına göre bir kısım yıllık izin ücreti ödemeleri yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece, davacının kullanmadığı 62 günlük yıllık izin ücretinin fesih tarihindeki ücret üzerinden hesaplatılarak akdin devam ettiği sırada işverence ödenen tutarların faizsiz olarak mahsup edilmesi gerekirken, 56 gün üzerinden yıllık ücretli izin hesabı yapan bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.