MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 08/06/1995 ile 14/07/2010 tarihleri arasında çalıştığını, emeklilik sebebiyle iş akdinin davalı tarafça sona erdirildiğini, davacının toplu iş sözleşmesinden doğan fark ücretlerinin ödenmediğini, en son net ücretinin 1.665,65 TL olduğunu, ayrıca 22,48 TL günlük yemek parası, yılda 3 maaş ikramiye ve her yıl 120,00 TL giyecek yardımı aldığını, davacının 08:00’de işe başlayıp diğer haftanın Pazartesi günü saat 17:00’ına kadar hiç ara vermeden çalışıp 24 saat dinlenme yaparak yeniden aynı şekilde çalıştığını, Cumartesi, Pazar ve resmi ve dini tatil günlerinde de çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı farkı, TİS’den doğan ücret farkı alacağı, resmi tatil ve dini bayram ücreti alacağı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının geçici işçi statüsünde 08/06/1995 tarihinde işletme müdürlüklerinde çalışmaya başladığını, 19/10/2007 tarihinde 5620 sayılı yasa ile kadrolu işçi statüsünde çalışmaya devam ettiğini, davacının ... Orman İşletme Müdürlüğüne tayin edildiğini, 31/12/2009 tarihinden itibaren 15 gün mehil izni verilerek 14/01/2010 günü iş yerinden ilişiğinin kesildiğini, davacının işyerinden emekli edilmediğini, kurumda 01/01/2005 ile 31/12/2007 tarihleri arasını kapsayan İşletme Toplu İş Sözleşmesi T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve bağlı birimlerin bağlı olduğu ... ile ... Orman İş arasında 02/03/2009 tarihinde imzalandığını, 1. Dönem toplu iş sözleşmesi farklarının süresinde ödendiğini, 1. Dönem toplu iş sözleşmesinden doğan 2008 yılı sosyal yardımlarının TİS farkları çevre protokolü gereği ödendiğini, 01/01/2008 ile 31/12/2010 tarihlerini kapsayan 2. Dönem toplu iş sözleşmesinin 16/09/2010 tarihinde imzalandığını, davacının işletme müdürlüğünde çalıştığı sürelere ait farkların süresinde ödendiğini, davacının işyerinden ilişiğinin kesildiğinde çevre anlaşma protokolü gereği almış olduğu günlük ücretin 49,28 TL yemek parasının 3,46 TL olduğu ve 16/09/2010 tarihli TİS artışları ile günlük ücretin 55,28 TL yemek parasının günlük 4,00 TL ödendiğini, 2. Dönem TİS ile 16/09/2010 tarihinden itibaren arazide konaklayan işçilere 12,00 TL üç öğün yemek parası ödemesine başlandığı tarihte davacının işyerinde çalışmadığını, davacının bütün alacaklarının ödendiğini, iş akdi sözleşmesi ve TİS 22. Madde f bendi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. Maddesine göre günde 3 saat yılda 270 saat fazla çalışma yaptırılarak ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece ilk kararında, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı tarafca temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2016 tarih ve 2016/36018 E., 2016/22208 K. sayılı ilamı ile; "... davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir ... Davalı davacıya hizmet süresinin başlangıcı 08.06.1995 ve emekliye ayrıldığı 14.07.2010 tarihleri arası için 10 yıl 8 ay 21 gün üzerinden kıdem tazminatı ödemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda SGK giriş ve çıkış kayıtları üzerinden 11 yıl 7 ay 10 gün hizmet süresi bulunduğu tespit edilerek davacının fark kıdem tazminatı alacağı çıkarılmıştır. Davalı davacının mevsimlik statüden 19.10.2007 tarihinde daimî kadroya geçirildiğini savunmuştur. Mevsimlik statüde geçen dönemde askıda olan süreler hizmet süresine dahil edilmemelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında da belirtilen dönemde davacının 360 günden daha az süreyle çalıştığı çok sayıda yılın olduğu görülmektedir. ...davalı işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında geçen hizmet süreleri esas alınarak davaya konu kıdem tazminatı yönünden hesaplamaya gidilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Ayrıca davalı 2000 yılı I. dönem sigorta prim ödemesinin kayıtlara mükerrer geçtiğini belirtmiştir. Gerçekten davacının sigorta hizmet cetveline bakıldığında 2000 yılı I. dönem prim ödemesi mükerrer olarak kayıtlara girmiştir. Hizmet süresi hesaplanırken bu hususa da dikkat edilmelidir....Hükmedilen alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun kararda belirtilmemesinin hükmün infazında tereddüt yaratacağının düşünülmemesi de isabetsizdir... Brütün nete çevrilmesi sırasında SGK ve işsizlik sigortası primi kesintileri yapılmayarak, işveren aleyhine fazla miktarda fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınması hatalıdır...Davalı Orman Genel Müdürlüğünün harçtan muaf olmamasına rağmen harçtan muaf tutulması da isabetsizdir.” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece ikinci kararında bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu değerlendirilerek davacının davalı nezdinde toplamda 11 yıl 7 ay 3 gün süre ile çalıştığı belirlenmiş ve yapılan belirlemenin bozma ilamına uygun olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı Orman Genel Müdürlüğü’ne izafeten Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 15.12.2016 tarih ve 2016/36018 E., 2016/22208 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkeme tarafından bu bozma ilamına uyularak alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar bozma sonrası alınan bilirkişi raporunun bozmaya uygun olduğu belirtilerek hükme esas alınmışsa da bu hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının mevsimlik çalışma sürelerinin dikkate alınıp alınmadığı ve bozmanın gereği iş sözleşmesinin askıda olduğu sürelerin dışlanıp dışlanmadığı anlaşılamamaktadır.Yine 2000 yılı I. Döneminde sigorta kayıtlarında geçen 91 gün mükerrer prim ödeme dönemi için kıdem tazminatı hesabı yapılamayacağı bozma kararında belirtildiği halde belirtilen süre bakımından hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.Nitekim, bozma öncesi tazminata esas hizmet süresi 11 yıl 7 ay 10 gün olarak belirtildiği ve bozma ilamında iş sözleşmesinin askıda olduğu sürelerin ve mükerrer prim ödemesi yapılan 91 günün hesaplamaya esas süreden çıkarılması gerektiği belirtildiği halde bozma sonrası alınan bilirkişi hesap raporunda 11 yıl 7 ay 3 gün olarak hesaplama yapılmıştır.
Bu nedenle, Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda denetime elverişli rapor alınarak karar verilmesi için kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.