MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 20/07/2010-11/03/2013 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş akdine davalı tarafça haksız olarak son verildiğini ileri sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı İsteminin Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, elden ücret ödemesi yapılmadığını, tüm ödemelerin hizmet sözleşmesi ve bordrolara uygun olarak banka kanalıyla yapıldığını, iş akdinin işverene ait aracı gece vakti kaçırıp tam kusurlu olarak trafik kazası yapması ve yükümlülüklerini hiçbir zaman yerine getirmemesi nedeniyle feshedildiğini, buna rağmen ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemişir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma kararına uyulduğu, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ilk kararda belirtilen gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’da (keza mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yaptığı bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir" hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay HGK. nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı).
Buna göre;
A- Mahkemece daha önce verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuş ve İlk Derece Mahkeme kararı sadece hafta tatilinde çalışılan sürenin haftalık çalışma süresine eklenmek suretiyle mükerrer yararlanmaya neden olacak şekilde hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olması, çalışılan hafta tatilinde 7,5 saati aşan çalışma süresinin haftalık çalışma süresine eklenerek mükerrer yararlanmaya neden olmayacak şekilde hesaplama yapılarak isteklerle ilgili karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, bozma dışı kalan hususlar yönünden ilgili taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Bozma öncesi verilen kararda fazla mesai alacağına % 50 takdiri indirim yapılmasına rağmen, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonrasında fazla mesai alacağına % 30 takdiri indirim yapılarak davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali hatalıdır.
B- Bozma öncesi verilen kararda kıdem tazminatı dışında kalan alacaklara temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesine rağmen, bozma sonrası verilen kararda dava dilekçesi ile istenilen miktarlara temerrüt tarihinden, bakiyelerine ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Bozma dışında kalan bu husus açısından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde, usuli müktesep hak kuralına aykırı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.