MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının 15/05/2006 tarihinde asıl işveren İl Özel İdaresi'ne bağlı ... İlçe Özel İdaresi Bakımevi Şantiyesi nezdinde alt işveren ... Temizlik Limited Şirketi'nde atölye işçisi olarak çalışmaya başladığını, davacının işine 30/03/2014 tarihinde haklı neden olmaksızın son verildiğini, davacının son aylık brüt ücretinin 1,872,04 TL olduğunu, davacının il özel idaresi bünyesinde 10 gün çalışıp 4 gün dinlendiğini, işyerinde fazla mesai yaparak çalıştığını, davacının çalışma süresi boyunca toplam 30 gün yıllık izin kullandığını, alt işverenlerin değişmesine rağmen davacının çalışmasının kesintisiz olduğunu iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. ... vekili özetle; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının kurum çalışanı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Çağrı Temizlik İnş. Medikal Oto. Gıda Teks. Turz. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili özetle; davacının iş akdinin sona ermesinin 6360 sayılı Yasadan kaynaklı olduğunu ve bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını, davacının Mersin İl Özel İdaresi'nden ihale ile iş alan davalı şirket yanında ve farklı şirketlerde de çalıştığını, iş akdine son verilmesi yasadan kaynaklı olduğu için davacının tazminat hakkı doğmadığını, diğer yandan fazla çalışması olmayan davacının ücrete dair alacak taleplerininde yerinde olmadığını taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca temyizi üzerine karar, Dairemizce özetle ve sonuç olarak;
“1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçilik alacakları aksi talep edilmediği sürece kural olarak brütten hesaplanıp brütten hüküm altına alınmalıdır. Bunun amacı devletin vergi ve SSK primi kaybını önlemektir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava ve ıslah dilekçeleriyle brüt rakamlara hükmedilmesini talep etmiştir. Buna göre yasal kesintiler infazda gözetilmek kaydıyla brüt rakamlara hükmedilmesi gerekirken talep dışına çıkılarak net rakamlara hükmedilmesi hatalıdır.
Bozma sonucuna göre yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın değişeceği gözden kaçırılmamalıdır.
3-Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı davalı işyerinde 10 gün çalışma 4 gün dinlenme sisteminde çalışmaktadır. 14 günlük periyotta, 4 gün dinlenildiği gözetilerek mahkemece denkleştirme yöntemiyle hafta tatillerinin tamamının kullandırıldığı kabul edilerek hafta tatili alacağı reddedilmiş isede, 4857 sayılı İş Kanunu’nda fazla çalışmalar için öngörülen denkleştirme usulünün hafta tatili çalışmaları için öngörülmemesi nedeniyle bu kabul yerinde değildir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesine göre hafta tatili “7 günlük bir zaman dilimi içerisinde kesintisiz en az 24 saat dinlenmedir.” Somut olaya dönüldüğünde davacı davalı işyerinde 6 gün çalıştıktan sonra 7. gün dinlenmesi gerekirken çalışmakta ve bu çalışmadan sonra yeni haftada 3 gün daha çalıştıktan sonra 4 gün dinlenmektedir. Yani davacı işçi 14 günlük çalışma periyodunda bir defa hafta tatili kullanmaktadır. Buna göre davacının hafta tatillerinin yarısında çalıştığı, yarısını kullandığı kabul edilerek hafta tatili ücretinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, hafta tatilleri için geçerli olmayan denkleştirme esası gerekçesiyle talebin reddi isabetsizdir.
Dava belirsiz alacak davasının türlerinden kısmi eda külli tespit davası olduğundan, 3 numaralı bozma gerekçesine göre hafta tatili ücreti hesaplanırken, davalıların davaya karşı süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def’i gözetilerek hüküm kurulması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davada birden fazla davalı olduğu ve her iki davalıda kendisini vekille temsil ettirdiği halde davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti hakkında infazda tereddüte yol açacak şekilde hangi davalı olduğu açıklanmadan sadece “davalıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. Maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının vekalet ücretine dair 5 numaralı bendinin çıkartılarak yerine;
“5-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen miktar üzerinden oranına göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ne göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” bendinin yazılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nisbi temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, 11.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.