MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirkette dava dilekçesinde belirttiği Eylül 2000 tarihinden Aralık 2002 tarihine kadar ve Ağustos 2005 tarihinden 13/01/2013 tarihine kadar davalının... plakalı taksisinde taksi şoförü olarak çalıştığını, ancak haksız yere işçilik alacakları ve hakları ödenmeden davacının işten çıkartıldığını iddia ederek tazminat ve işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı cevap dilekçesinde haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 12/04/2016 tarihli 2016/5851 E. 2016/9150 K. sayılı ilamı ile özetle;
" ... Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davalı işverenin esnaf statüsünde olup olmadığı yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda incelenerek, özellikle davalının, davacının iddia ettiği çalışma süresinde, hangi usulde vergilendirildiği hususunun araştırılarak yukarıdaki ilkeler de gözetilmek suretiyle, bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışma ve genel tatil çalışmasının tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan genel tatil ve fazla çalışma miktarına göre takdir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir(Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K).
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece ıslahın bozmadan sonra yapılamayacağına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı uyarınca işlem yapılması yerinde ise de, davanın kısmi dava niteliğinde olduğu, her kısmi davanın aynı zamanda alacağın tamamına yönelik bir tespit hükmü de içermesi gerektiği anlaşıldığından, buna göre fazla mesai ile ulusal bayram genel tatil alacaklarının yukarıdaki ilke kararı doğrultusunda uygun oranda takdiri indirime tabi tutularak alacağın tam olarak belirlendikten sonra taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı dilekçesinde kıdem tazminatı dışındaki alacakları için yasal faiz talep etmiştir. Mahkemece HMK'nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralı gereği fazla mesai ile ulusal bayram genel tatil alacakları için yasal faiz oranını geçmemek kaydı ile en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken bu alacaklara doğrudan mevduata uygulanan en yüksek faiz yürütülmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 18/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy