MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ... Eğitim Hizmetleri ve Yayıncılık Tic. A.Ş.'de yaklaşık 8 yıl 9 ay boyunca ... ait önceki adı ... Dersaneleri ve en son ... Yayınları Dersanesi olan işyerinde 20/05/2001 tarihinde işe başladığını, burdaki çalışmasına ilişkin işçilik haklarının tahsiline yönelik ilk açılan İstanbul 6. İş Mahkemesi'nin 2010/271 Esas sayılı davasında ... Yayınları Dersanesine yöneltildiğini, davanın bu şekilde sonuçlanarak kesinleştiğini ancak hasımdaki hata nedeniyle icra takiplerinin icra hukuk mahkemelerince iptal edildiğini, davacının işe giriş tarihi 20/05/2001 olmasına rağmen işyeri sahibinin ilk olarak 18/02/2005 tarihinde ... Eğitim Hizmetleri ve Yayıncılık Tic. A.Ş.'de işe giriş yaptığını, daha sonra davalı şirketler nezdinde giriş çıkışlar yapılarak işten çıkarıldığı 23/02/2010 tarihine kadar ... Yayınları Dersanesinde ara vermeden çalıştığını, davacının işten çıkarıldığı 23/02/2010 günü kendisine 2.000,00 TL maaş verdiklerine dair okutmadan kağıt imzalattıklarını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, zamanaaşımı def'ini öne sürerek, davacının kurum kayıtlarında belirtilen tarihlerde müvekkili şirketlerde temizlikçi olarak çalıştığını, gerekçe ileri sürmeden kendi isteğiyle işten ayrıldığını, ... A.Ş. yetkilisi ...'un davacıya verdiği
2.000,00 TL borç talep edilince davacının bu ödemeyi yapmayıp dershaneden ayrıldığını, davacı iddialarının doğru olmadığını, izinlerini de kullandığını ve alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Mahkemenin 2010/271 Esas 2012/408 Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin davalı ... Yayınları Dersanesi aleyhine açtığı işçilik alacakları davasında davalı vekilinin ... Eğitim Tekstil Ev Gereçleri Pazarlama Emlak Komisyonculuğu İnşaat Otomotiv Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş şirketini temsil eden ...'tan aldığı vekaletname ile cevap dilekçesini sunduğu, cevap dilekçesinde davacının kurum kayıtlarına göre davalı şirketlerde çalıştığının beyan edildiği, yargılamanın ... Yayınları Dersanesi unvanı ile davalı işyeri aleyhine hüküm kurularak sonuçlandırıldığı ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30/06/2014 tarih 2012/37109 Esas 2014/22364 Karar sayısıyla düzeltilerek onandığı, kesinleşen bu dosyada hasımda değil temsilcide yanılmanın söz konusu olduğu, buna göre kesinleşen hüküm ve bu hükme dayanak bilirkişi hesap raporuna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacakları olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir. Dairemizin 2016/22450 E. 2019/4068 K. ve, 19/02/2019 tarihli ilamı ile " Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı tarafça aynı Mahkemenin 2010/271 E. sayısı ile davalı olarak "... Yayınları Dershanesi" gösterilerek eldeki dava ile aynı talepleri içeren dava açılmış ve yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır. Bu kez davacı taraf, kesinleşen kararı icraya koysalar da hasımdaki hata nedeniyle icra takibi yapılamadığından bahisle eldeki davayı açmıştır. Bu dava yeni bir dava olup Mahkemece davalılar vekilinin öne sürdüğü zamanaşımı def'inin değerlendirilmemesi hatalıdır. Yine davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.000,00 TL kıdem tazminatı, 1.000,00 TL ihbar tazminatı, 1.000,00 TL fazla çalışma ve 1.000,00 TL yıllık izin ücreti istemiş ve taleplerini ıslah yolu ile artırmamıştır. Mahkemece hatalı şekilde kesinleşen davadaki ıslah dilekçesi dikkate alınarak davacının talebi aşılarak karar verilmesi 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde belirtilen taleple bağlılık kuralına aykırıdır. Davacı taraf dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutararak toplam 6.000,00 TL istemişken gerekçeli kararda davacının dava dilekçesinde toplam 40.508,58 TL talep ettiğinin yazılması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davacı temyizi yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekiline gerekçeli kararın 09/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın yasal iki haftalık temyiz süresi geçirildikten sonra 28/01/2020 tarihinde temyiz edildiği temyiz defterine kayıt ve harç makbuzlarından anlaşıldığından davacının temyiz talebinin HUMK. nun 432/4. maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle REDDİNE, peşin temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
2- Davalılar temyizi yönünden yapılan inceleme sonucunda;
a- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b- Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacağı olduğu kabul edilerek ve davacı talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur.
Her eda davası bir tespit hükmü içermek zorundadır. Mahkemece karar gerekçesinde davacının hak kazandığı alacakların 18/04/2012 tarihli bilirkişi raporunda gösterildiği ve bu rapora itibar edildiği açıklanmıştır. Ancak söz konusu raporda davalının eldeki davaya karşı öne sürdüğü zamanaşımı def'i değerlendirilmemiştir. Yine takdiri delil niteliğindeki tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma alacağından takdiri indirim de yapılmamıştır.
Mahkemece, davaya karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i değerlendirilip, gerekli takdiri indirim yapılarak davacının her bir alacak için hak kazandığı toplam miktar kararda gösterilerek sonuca gidilmesi gerekirken, zamanaşımı def'i dikkate alınmadan ve tanıklara göre belirlenen fazla çalışma ücreti alacağından takdiri indirim yapılmadan yazılı şekilde hüküm oluşturulması hatalıdır.
c- Davada iki davalı olmasına rağmen kararın hüküm kısmında davacı alacaklarının hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan "davalıdan" tahsili şeklinde hüküm kurulması HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.