MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2002-2011 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde yurtdışı şantiyelerinde aylık net 2.000 USD ücret ile çalıştığını, yurtdışında çalıştığı için yatacak yer, ısınma, aydınlatma ve temizliğinin davalı tarafından karşılandığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının Haziran 2002-Aralık 2003, Şubat 2004 -Ocak 2005, Mart 2005-Kasım 2006, Ocak 2007-Şubat 2009 tarihleri arasında aralıklı olarak davalı şirket nezdinde çalıştığını, banka kayıtlarındaki farklılıkların fazla çalışmalara ya da avanslara ilişkin olduğunu, davacının saat ücretinin 2 USD olduğunu, iş akdini davacının kendi isteğiyle sonlandırdığını, yıllık izinlerini kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı tarafların temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2018 tarih ve 2016/20704 E., 2018/12213 K. sayılı ilamı ile "Mahkeme kararında hizmet süresi yönünden bir gerekçe oluşturulmadığından, davacının hizmet süresinin ne şekilde kabul edildiği anlaşılmamaktadır. Mahkeme kararı bu haliyle yasal unsurları taşımamakta ve doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle Anayasa'ya ve HMK'nun 297. maddesine aykırı olduğu, kök bilirkişi raporunda davacının banka hesap dökümlerinin incelenmesinde 2003 yılı 6,7 ve 8. aylarda davacı hesabına davalı işveren tarafından maaş ödemesi yapıldığı, 2005 yılı tüm aylarında davacı hesabına davalı işveren tarafından maaş ödemesi yapıldığı ve bu ödemelerin 2012 yılı 3. ayına kadar devam ettiği, 2009 yılı 5. ayı ile 2010 yılı 6. ayları arasında davacı hesabına ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, banka kayıtlarına göre yurtiçinde olduğu dönemde de davacıya düzenli olarak maaş ödemesi yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle Mahkemece taraflardan bu maaş ödemelerine ilişkin olarak açıklama istenerek ve davacının SGK kayıtları, yurtdışına giriş-çıkış kayıtları ve banka kayıtları birlikte değerlendirilerek, davacının hizmet süresinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işyerindeki hizmet süresi yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dairemizin 0.05.2018 tarih ve 2016/20704 E., 2018/12213 K. sayılı ilamı ile hizmet süresi yönünden mahkemece bir gerekçe oluşturulmadığı, gerekçesiz verilen kararın Anayasa'ya ve HMK'nun 297. maddesine aykırı olduğu belirtilmiş ve davacının SGK kayıtları, yurtdışına giriş-çıkış kayıtları ve banka kayıtları birlikte değerlendirilerek, davacının hizmet süresinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gerekçesiz bir şekilde bozmadan önce alınmış olan 09.02.2015 tarihli kök bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiştir.
Davacı 2002-2011 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia etmiş, davalı işveren davacının Haziran 2002-Aralık 2003, Şubat 2004-Ocak 2005, Mart 2005-Kasım 2006, Ocak 2007-Şubat 2009 tarihleri arasında çalıştığını savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalışması 14.06.2002-08.02.2009 ve 01.06.2010-31.12.2011 tarihleri arasında 2 dönem olarak kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde aynen "müvekkilimin davalı işyerinde çalışması gerek işyeri dosyasından gerek SGK, Emniyet ve banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere; 25.05.2002-17.12.2011 tarihleri arasındadır" şeklinde belirterek davacının 17.12.2011 tarihine kadar çalıştığını açıklamış olup, yurtdışına giriş-çıkış kaydına bakıldığında da davacının 17.12.2011 tarihinde Türkiye'ye girişi görülmektedir.
Davacının hizmet cetvelinde 30.03.2011-13.04.2011 tarihleri arasında 1102566 sicil numaralı işyerinde çalışması görülmekte olup davacıya bu dönemde banka kayıtlarına göre maaş ödemesi de yapılmadığı anlaşıldığından, mahkemece 1102566 işyeri sicil numaralı işveren ile davalı işveren arasındaki bağ ortaya konulmadan hizmet süresine dahil edilmesi hatalıdır.
Ayrıca bilirkişi raporunda; "2005 yılı tüm aylarında davacı hesabına davalı işveren tarafından maaş ödemesi yapıldığı ve ödemelerin 2012 yılı 3.ayına kadar devam ettiği görülmektedir." denilmekte ise de, davacıya 20.04.2009-09.09.2011 arasında banka maaş ödemesi yapılmadığı banka kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş, davacının 30.03.2011-13.04.2011arasında çalıştığı 1102566 işyeri sicil numaralı İncivan İnş. Malz. Tes. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında hukuki bir bağ olup olmadığını tespit ederek ve SGK kayıtları, banka kayıtları ile yurtdışı giriş-çıkış kayıtlarının birlikte değerlendirileceği, davacının işçilik alacaklarının 17.12.2011 tarihine kadar hesaplanacağı denetime elverişli bilirkişi raporu alarak sonuca gitmektir.
Bozma gereği yerine getirilmeden ve gerekçe oluşturulmadan davacının işçilik alacaklarının hüküm altına alınması tekrar bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy