MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıların ... Turizm A.Ş. de görev yaptıkları dönemde 1994-1995 yıllarında çeşitli mal ve hizmet alımlarının fiilen yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilip mevcut veya hayali firmalardan naylon veya yanıltıcı nitelikte faturalar kullanmak suretiyle ödeme yapılmışcasına paraların zimmete geçirildiğinin tespit edildiğini, sahte faturalardan dolayı ... Turizm A.Ş. ne vergi, Katma Değer Vergisi ve kaçakçılık cezası, gecikme faizi tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, kurum zararının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalılar Cevaplarında Özetle:
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkemenin bu kararı, Dairemizin 02.12.2013 tarih ve 2011/32342 Esas ve 2013/31628 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davalılardan ... olay tarihinde, davacı Şirketin genel müdürü ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olduğu, uyuşmazlığın hizmet aktinden ya da İş Kanunun'dan kaynaklanmadığı, davalı ... hakkında açılan davanın ticari dava olduğu ve dolayısı ile Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş; davalılardan ... hakkında açılan dava tefrik edilmiş, diğer davalılar hakkında verilen kararın ise bozma dışı kalarak kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin bu kararı da yine davacı vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin 18.02.2016 tarih ve 2015/34862 Esas ve 2016/3135 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; bir önceki bozma ilamında hakkında tefrik kararı verilmesi gereken davalı dışındaki davalılar yönünden bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmediği, bu nedenle bu davalılar yönünden kesinleşen bir karardan söz edilemeyeceği belirtilerek, dosyadaki bilgi ve belgeler bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra davalılar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş ve yine davanın reddine hükmedilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin 2017/728 Esas ve 2017/2838 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davalılar hakkındaki ceza yargılamasının devam etmekte olduğu ve haklarındaki kararın kesinleşmediği, davalıların eylemlerinin zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığı ve davacı kurumu zarara uğratıp uğratmadıklarının tespiti noktasında ceza davasında verilecek kararın eldeki davayı doğrudan doğruya etkileyeceği, bu nedenle ceza davasının sonucunun kesinleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece, Dairemizin son bozma ilamı doğrultusunda ceza yargılamasının sonucu beklenmiş olup, davalılar hakkındaki ceza yargılaması sonucunda mahkemece mahkumiyet kararı verildiği, söz konusu kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulduğu ve bozma ilamı üzerine mahkemesince davalılar hakkındaki ceza davasının zamanaşımı nedeni ile düştüğü anlaşılmıştır.
Eldeki uyuşmazlıkta mahkemece; ceza davasındaki düşme kararı nedeni ile davalılar hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, davalıların davacıyı zarara uğrattıklarının tespit edilemediği ve 08.04.2010 tarihinde alınan bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek davanın reddine hükmedilmiştir.
Her şeyden önce ceza davasında zamanaşımı nedeni ile düşme kararı verilmiş olup, kararın niteliği gereği söz konusu kararın hukuk hakimi için bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Ayrıca mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak; her ne kadar davalıların davacıyı zarara uğrattıklarının tespit edilemediği ve 08.04.2010 tarihinde alınan bilirkişi raporu gerekçe göstermiş ise de; ceza davasında İlk Derece Mahkemesince davalılar için mahkumiyet hükmü kurulurken bir takım gerekçeler ortaya konulduğu ve bu gerekçelerin eldeki dava dosyasında tartışılıp değerlendirilmediği gibi bahsi geçen eldeki dava dosyasındaki bilirkişi raporunun Dairemiz bozma ilamlarından ve ceza davasındaki karardan çok önce aldırıldığı dolayısı ile ceza dosyasındaki bilgi ve belgeler dikkate alınmadan düzenlendiği anlaşılmıştır.
Dolayısı ile mahkemece yapılacak iş; ceza dosyasını getirterek, davalılar hakkındaki bilgi ve belgeleri incelemek ve gerekirse yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırarak, davalıların davacıyı zarara uğratıp uğratmadığını somut bir biçimde ortaya koymaktan ibarettir.
Eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.