MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi birleşen dosya davalısı T.C.... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti
Davacı, davalılardan asıl işveren Belediyenin temizlik işlerinde alt işveren diğer davalı şirkette şoför olarak çalışmakta iken iş akdinin sebep gösterilmeden bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia ederek bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti
Davalı şirket, Belediyenin temizlik ihalesini alamadıklarından davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını ve ihaleyi yeni alan firmada çalışmaya başladığını bu sebeple davada talep ettiği işçilik alacaklarının doğmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., kendilerinin ihale makamı olduğunu ve davacının işçilik haklarından sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 28.03.2016 tarih, 2015/721 Esas, 2016/7249 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak,” Mahkememizin 06/08/2014 tarih ve 2012/78-2014/416 Esas-Karar sayılı ilamının hüküm kısmında yer alan fazla çalışma alacağı, UBGT ve hafta sonu ücret alacağına ilişkin 4, 5 ve 6 numaralı bentleri Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2016 tarih ve 2015/721-7249 E-K sayılı bozma kararı kapsamı dışında tutularak kesinleşmiş olmakla bu hususlarda yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına,” davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz
Kararı davalı T.C.... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereğince mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E., 2007/611 K.).
Somut uyuşmazlıkta, bozma sonrası Mahkemece “Hüküm” kısmının 1 numaralı bendinde “Mahkememizin 06/08/2014 tarih ve 2012/78-2014/416 Esas-Karar sayılı ilamının hüküm kısmında yer alan fazla çalışma alacağı, UBGT ve hafta sonu ücret alacağına ilişkin 4, 5 ve 6 numaralı bentleri Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28/03/2016 tarih ve 2015/721-7249 E-K sayılı bozma kararı kapsamı dışında tutularak kesinleşmiş olmakla bu hususlarda yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına, ” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarihli ve 2012/13-747 Esas, 2012/84 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtay tarafından bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olmalıdır.
Mahkemece HMK.nun 297. maddesine uygun ve tüm talepleri karşılayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında “hüküm verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı T.C....’nın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy