MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının 01/03/2010 - 27/11/2011 tarihleri arasında davalı işyerinde mağaza müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin iftira atılmak suretiyle ve haksız olarak fesih edildiğini, son maaşının net 1900 tl olduğunu, işyerinde fazla mesai yaptığını genel tatil günlerinde de çalıştığını ancak karşılığı ücretlerin ödenmediğini, işyerinde prim uygulaması olduğunu, işverenin sayımlarda eksik çıktığını bahane ederek maaşında ve prim alacaklarında haksız kesinti yaptığını iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, kesilen maaş ile prim alacakları, manevi tazminat ve ödenmeyen ücret alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının iş akdinin iftira atılarak değil devamsızlık nedeniyle sonlandırıldığını, iddialarının asılsız olduğunu, davacının kendisinin işi bıraktığını, iddia edilen çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, genel tatil ücretlerinin bordrolarına yansıtılarak ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca temyizi üzerine, karar Dairemizce özetle ve sonuç olarak;
“1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, mağazayı sabah 07.30’da açtığını, akşam normal çıkış saatinin 19.00 olduğunu, haftanın ortalama 3 günü depodan mal gelmesi nedeniyle saat 21.00'e kadar çalışarak, bu şekilde haftanın 6 günü çalıştığını iddia etmiştir. Dosyada mübrez ve hükme esas alınan 20/10/2014 tarihli kök raporda; taraf tanıklarının ortak ifadelerine göre, davacının haftada 69 saat çalıştığı, bu süreden yasal haftalık çalışma süresi olan 45 saat düşüldüğünde haftalık 24 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış isede, bu hesap yöntemiyle davacının talebi aşılmıştır.
Davalı itirazı üzerine alınan 03/06/2015 tarihli ek raporda ise, davalı tanık beyanlarına göre haftalık 16 saat fazla mesai ücreti hesaplanmış olup, davacının talebi aşılmadan davalı tanık beyanlarında net bir şekilde ispatlandığı üzere ek rapora göre haftalık 16 saat üzerinden hesaplanan fazla mesai ücretinin yine aynı oranda karineye dayalı makul indirim yapılarak hüküm altına alınması gerekirken, HMK.nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak karar verilmesi hatalıdır.
3-Yargılama aşamasında davacı tarafından ıslah suretiyle alacak miktarları artırılmadığı halde, talepten fazlasına hükmedilmesi isabetsizdir.
4-Davacının talep ettiği manevi tazminat talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi HMK.nın 297. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne
karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bir önceki kararın bozma gerekçelerinden birisi olan “Yargılamada davacı tarafından ıslah suretiyle alacak miktarları artırılmadığı halde, talepten fazlasına hükmedilmesi isabetsizdir.” şeklinde ki bozma ilamının gereği, yine yerine getirilmeyerek üstelik karar gerekçesi, bozulan ilk kararın gerekçesinin aynısı olup ilaveten “Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak, bozma ilamında belirtilen şekilde talep aşılmadan karar verilmiş, talepten fazlasına hükmedilmemiş,” cümleleri eklenerek ama bu defa fazla mesai ücreti dışındaki diğer alacak kalemlerinde yine talepten fazlasına hükmedilmiş olup, aynı hatanın tekrar yapılması ikinci kez hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
3-Yine bozma ilamının 2 numaralı bendinde fazla mesai ücreti açısından haftada 16 saat fazla mesai yapıldığı kabulüyle hesaplama yapılan ek rapora göre karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde, mahkemece gerekçeli kararda hangi raporun esas alındığı açıklanmamıştır. Kabul edilen diğer alacak kalemleri içinde karar gerekçesinde bir belirleme yapılmamıştır. Davacı tarafından açılan dava, kısmi davadır. Her eda davası aynı zamanda tespit hükmü de içermelidir. Kısmi davada mahkeme toplam alacağın ne kadar olduğunu gerekçesinde belirtmek zorundadır.
Mahkemece yapılacak iş; karar gerekçesinde, hüküm altına alınan alacaklar ve miktarlarını tek tek belirleyip, davacı tarafından ıslah suretiyle alacak miktarları artırılmadığı için dava dilekçesindeki taleple bağlı kalarak hüküm kurmaktır. Açıklanan nedenle de hükmün bozulması gerekmiştir
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy