MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi birleşen dosya davalısı ... Beton Aş vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalının 29.09.2007 tarihinden bildirim sürelerine uymadan istifa ettiği 01.03.2012 tarihine kadar mikser şoförü olarak müvekkili şirkette çalıştığını, çalışma döneminde zaman zaman müvekkili şirket aleyhine açılan iş davalarından bahsederek “Ben artık bu işten sıkıldım, başka bir işte çalışacağım, dava açanların hepsi davaları kazanmakta, bana tazminatımı verin alayım, mahkeme ile beni uğraştırmayın" diye talepte bulunduğunu, 25.07.2012 tarihinde verdiği istifa dilekçesinde maaşların yetersiz olduğundan ve çalışma şartlanmn ağır olduğundan bahisle 01.03.2012 tarihinden itibaren işten ayrılacağını bildirdiğini ve bu tarihte ayrıldığını, sözlü istifa gerekçesi ile yazılı istifa gerekçesinin birbirinden farklı olduğunu, yazılı istifasındaki gerekçelerinin hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davalının ihbar sürelerine uymadan istifa ettiğini ve müvekkili şirketi yoğun dönemde çok zor durumda bıraktığını, davalının 5 yıldır aynı şartlarda ve aynı işi yaptığını, işyerinde 08.30-18.00 saatleri arasında ve sadece yoğun yaz aylarında ayda 1-2 gün 19.30-20.00’a kadar çalışıldığını, kış aylarında genelde 08.30-15.00 saatleri arasında çalışıldığını, davalının son ücretinin 738.12.TL net olduğunu iddia ile, 100.00.TL ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 17.12.2012 günlü karan ile iş bu dava ile birleştirilmesine karar verilen 2012/523 Esas sayılı dava dosyasında;
Davacı ... vekili; davacının ... Beton A,Ş'’nin taşeronu olan ... inşaat Ltd.Şti.'de 29.09,2007-01.08.2012 tarihleri arasında mikser operatörü olarak çalıştığını, ağır ve belirsiz zamanlı çalışma koşullan ve yapılan fazla işler karşılığı fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile iş sözleşmesini haklı sebeple tek taraflı olarak feshettiğini, iş akdini haklı sebeple tek taraflı olarak feshedeceğini ihbar süresi içinde şirkete bildirdiğini, 15.02.2012 tarihine kadar 24 saat vardiyalı çalışma sisteminde 24 saat çalışıp 24 saat istirahat ettiğini, bu sürede haftalık izin kullanmadığını, normal vardiyalı sisteme geçildiğinde ise 08.00'da işe başladığını, çalışma saati bitiminin günlük değiştiğini, bazı günler 18 saate kadar çalışıldığını, son maaşının 1.100,00 TL olduğunu, primlerle maaşının ortalama 1.800.00.TL’sini geçtiğini, primlerin elden verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 500,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL yol parası alacağı, 500,00 TL fazla mesai ücreti alacağı, 500,00 TL hafta tatili ücreti alacağı ile 400,00 TL resmi tatil ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,müvekkilinin 29.09.2007 - 15.02.2012 tarihleri arasında 24 saat vardiyalı sistemde, 15.02.2012-01.08.2012 tarihleri arasında normal günlük vardiya şeklinde çalıştığını, aylık 1.100.00.TL ücret aldığını, her ay düzenli ödenen primlerle ücretinin 1.800,00 TL'sini geçtiğini, aylık ortalama 1.800.00.TL ücret almasına rağmen SGK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, maaş bordrolarında gösterilen tutarın banka aracılığı ile, kalan kısmının elden ödendiğini, ağır çalışma koşullarına rağmen fazla çalışma ücretlerini ve işçilik haklarını tam olarak alamaması üzerine bu durumun düzeltilmesini müteaddit defalar bildirmesine rağmen iş koşullarında hiçbir iyileştirme yapılmadığını, işten çıkacağını sözlü olarak bildirdiğini, ancak işveren tarafından yazılı olmadığı müddetçe dikkate alınmayacağı bildirildiğinde 30.07.2012 tarihinde noter ihtarı çekildiğini ve yetkili müdürü de durumdan haberdar ettiğini, iş sözleşmesini feshetmek için ihtarname çektiğini ancak ihbar süresinin sonuna kadar çalışacağını belirttiğini, ihtarname çektiğinin öğrenilmesi üzerine “2 ay sonra çıkacağına şimdi çık, burada çalışamazsın bundan sonra” denilerek işten çıkmaya zorlandığını, bunun üzerine haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiği ihtarnameden sonra ihbar süresinde çalışamadan işten ayrılmak zorunda kaldığını, 29.09.2007-15.02.2012 tarihleri arasında çalıştığı 24 saat vardiyalı sistemde hiç hafta tatili kullanmadığını, bu çalışma şeklinde 24 saat çalışma 24 saat istirahat olmak üzere çalışıldığını, ayrıca hafta tatili verilmediğini, 15.02.2012 ile 01.08.2012 tarihleri arasında normal vardiyalı sistemde hafta tatili kullanımı başlamakla işyerinde her hafta tatilinden önceki güne adına nöbet yazılması ve bu nöbetlerin de hafta tatilinin sabahına kadar sürmesinin çalışmayı imkansız hale getirdiğini, 15.02.2012 tarihinden 01.08.2012 tarihine kadar 08.30-17.30 saatleri arasında çalışıldığını, tüm resmi tatillerde çalışma olduğunu ve ücretinin ödenmediğini, son yıl yıllık iznini kullanmadığını beyanla, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 17.12.2012 günlü karan ile iş bu dava ile birleştirilmesine karar verilen 2012/523 Esas sayılı dava dosyasında;
Davalı ... İnşaat Ltd. Şti vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiden rapor alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ...Ş vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplerle kararın bozmaya uygun olmasına göre birleşen dosya davalısı ... Beton A.Ş. Firmasının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı ihtilaflıdır.
Mahkemenin ilk kararı davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini artırmış, Mahkemece ıslaha değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.