MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde mağaza müdürü olarak görev yaptığını fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 06/11/2018 tarih, 2017/17401 esas, 2018/23620 karar sayılı kararı ile ‘davacının sunduğu yazılı kayıtların işveren yetkilisinin imzasını onayını içermediği, işverence bu kayıtlara itiraz edildiğinin anlaşılmasına göre ispat yönünden kayıtlara göre sonuca gidilemeyeceği, dosya kapsamındaki diğer delillere göre fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram günlerinde çalışma iddiasının ispat edilip edilemediğinin değerlendirilmesi gerektiği’ noktasında bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının hafta tatili alacağına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Yargılama sırasında davacı asilin beyanı alınmış olup, davacının kendi beyanına göre işyerindeki çalışmasının birinci yılı ve son bir yılında hafta tatillerinde çalıştığı, arada geçen dönemde ise hafta tatili günlerinde çalışmadığı açıktır. Buna göre hafta tatili ücretinin belirlenmesinde, ilk bir yıl ve son bir yıl ile sınırlı olarak hesaplama yapılması gerekirken tüm dönem için hesaplama yapılması hatalıdır.
3-Taraflar arasında usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilip edilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Bozma kararından önceki yargılama sırasında, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanırken davacının ibraz ettiği kayıtlar esas alınarak (indirimsiz olarak) 498,98 TL alacak belirlenmiş, davacı tarafça bu miktar benimsenmiş ve temyiz konusu edilmemiştir. Buna göre ulusal bayram ve genel tatil alacağı bakımından davalı yararına 498,98 TL açısından usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma sonrasında davalı lehine usuli kazanılmış hak ihlal edilerek ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının 2.806,60 TL olarak belirlenmesi ve indirim yapıldıktan sonra 1.964,62 TL alacağın hüküm altına alınması hatalıdır.
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.