MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 14.04.2001- Haziran 2014 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, spor kesintisi ücret alacağı ile fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevaplarının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlara dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve hafta tatili günlerinde çalışıp çalışmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir.
Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Aynı ilkeler hafta tatili çalışmaları için de geçerlidir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde 15.11.2001-13.06.2014 tarihleri arasında önce şoför olarak sonra da kontrol görevlisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanlarına göre, davacının kontrol görevlisi olarak çalıştığı dönemde haftada onsekiz saat fazla çalışma yaptığı tespit edilerek ve ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödemesi olan dönemler hesaplama dışı bırakılarak fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmıştır. Hafta tatili ücret alacağı yönünden ise, kayıt sunulmayan dönemler için davacı tanık beyanlarına göre hafta tatili ücreti alacağı hesaplanmıştır. Ancak varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Şöyle ki, öncelikle davacı tanıkları işverene karşı aynı mahiyette dava açan husumetli tanıklardır. Salt husumetli tanık beyanları hükme esas alınamaz. Kamu kurumu işverence puantaj kayıtları ayrıntılı bir şekilde tutulmuş olup fazla çalışmalara ilişkin bordrolar tanzim edilmiştir. Dosya içeriğinde puantaj kayıtlarının mevcut olduğu ve işverence fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasının ayrıca mesai bordrosunda gösterildiği ve hesaplama yapılan çalışma döneminin tamamını kapsayan banka kayıtları ile de bordroların (ücret ve mesai) uyumlu olduğu görülmektedir. Bu duruma göre de, dosya kapsamında mevcut olan bordrolara (ücret ve mesai) göre fazla çalışma yapıldığında karşılığı ücretin ödendiği anlaşılmakla, davacının fazla çalışma ile hafta tatili ücret alacağı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesince incelemesi yapılan 2017/20405 Esas ve 2017/20406 Esas sayılı emsal nitelikteki dosyalarda da fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağı yönünden kararlar benzer gerekçe ile bozulmuştur.
3-Taraflar arasında davacının spor kesintisi alacağının bulunup bulunmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde, çalıştığı süre boyunca haksız olarak her ay spor kesintisi adı altında ücretinden kesinti yapıldığını iddia etmiştir. Dosya kapsamında mevcut olan ücret bordrolarında spor kesintisi adı altında kesinti yapıldığı görülmektedir. Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 08.07.2020 tarihli geri çevirme kararı ile, davacı tarafından ücretinden spor kesintisi yapılmasına dair muvafakat verilip verilmediği davalı yandan sorulup araştırılarak varsa buna ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tüm toplu iş sözleşmelerinin eklendikten sonra gönderilmesi istenilmiş olup, davalı tarafça verilen cevabi yazı ekinde davacıya ait muvafakat yazıları ile toplu iş sözleşmelerinin gönderildiği görülmüştür. Bu durumda davacıya ait muvafakat yazılarının içerikleri dikkate alınarak, davacının spor kesintisine muvafakatinin bulunduğu dönemler yönünden anılan alacağı talep edemeyeceği dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılmak suretiyle davacının spor kesintisi alacağının bulunup buunmadığının tespiti gerekmektedir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular doğrultusunda temyiz edilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy