MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; asıl işveren olan ...Devlet Hastanesinde müvekkilinin yemekhane sorumlusu olarak çalıştığını ve iş akdini emeklilik sebebi ile sona erdirdiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının haftalık toplam çalışma saatinin 43,5 saat olduğunu, bu nedenle davacının fazla çalışma ücret alacağı bulunmadığını, hafta tatili ücret alacağı da bulunmadığını, davacının vardiyasına denk gelen ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yaptığını, bu çalışmaların karşılığı olan ücretinin kendisine ödendiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, davacının yıllık izin alacağının da bulunmadığını, savunup davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece yapılan değerlendirmede, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda fazla mesai ve hafta tatili ücret taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen kısmen kabul kararı, (kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2015/34440 esas 2018/14933 karar sayılı 18.06.2018 tarihli ilamı ile kıdem tazminatı ile yıllık izin ücret alacakları yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu ve hafta tatili ücreti alacağı yönünden bozulmuştur. Bozmaya uyan Mahkemece kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının usulden reddine, hafta tatili alacağının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, yasal süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davalı temyizi Yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 712,62 TL olup karar tarihi itibari ile 3.920,00 TL temyiz kesinlik sınırı kapsamında kaldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE,
Davacı Temyizi Yönünden;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04/02/1948 tarih ve 1944/10 esas, 1948/3 karar sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 13/05/2016 tarih ve 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı ilamında da bozma sonrası ıslahın mümkün olmadığı kesin bir şekilde belirtilmiştir.
Hafta tatili alacağının belirsiz alacak davasına konu edilebilecek nitelikte olduğu ve somut davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı vekilince 23.09.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile anılan alacak yönünden miktar artırımında bulunulduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107/2. maddesi gereğince yapılan talep artırımının ıslah olarak nitelendirilip bozma sonrası ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle dilekçenin dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 21.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.