MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(İŞ)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin sözleşmeli personel statüsü ile 31.08.2006 ile 31.12.2012 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, 31.12.2012 tarihinde iş akdinin feshi yapıldığını, 01.01.2009 tarihinden başlamak üzere 31.12.2012 tarihine değin aylık ücret zammı uygulaması yapılmadığını, 4 yıl süre ile müvekkilinin maaşının sabit kaldığını, yönetmelik hükmüne göre 01.01.2009-31.12.2012 tarihi dönemlerinde müvekkiline uygulanması gereken aylık ücret zammı nedeniyle oluşan aylık ücret farkı alacağını talep ettiklerini, ... Fabrikası Sözleşmeli Personel Yönetmeliğinin 128. maddesi gereği, sözleşmeli personele bir takvim yılı içinde iki kez birer aylık maaş tutarında ikramiye ödemesi yapıldığını, bu sebeple aylık ücret esas alınarak hesabı yapılan ikramiye alacaklarının da eksik ödendiğini ileri sürerek, fark kıdem ve ihbar tazminatları ile fark ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, ücret ve ücret türü alacaklarda zamanaşımı itirazında bulunduğunu, varsa bile dava tarihinden 5 yıl önceki ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının, müvekkili şirkette TİS'e tabi çalışıp emekli olduğunu, emeklilik sırasında kıdem tazminatı dahil tüm hak ve alacaklarını aldığını, emekli olduktan sonra 31.08.2006 tarihinde müvekkili fabrikanın kendisi ile belirli süreli sözleşme imzaladığını, davacının muvakkat, sözleşmeli veya TİS'e tabi olarak çalışmadığını, muvakkat işçilerin kampanya döneminde çalışan işçiler olduğunu, daimi işçilerin belirsiz iş akdi ile sürekli çalışan işçiler olduğunu, sözleşmeli çalışanların ise şirket personel yönetmeliğine tabi olarak çalışanlar olduğunu, davacının bu üç sınıf çalışanlardan hiç birisine dahil olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında, ücret farkı ve ikramiye farkı alacaklarına yürütülecek faiz tarihlerinin hüküm fıkrasında “dönemsel olarak” ibaresiyle yazılmasının hatalı olduğu belirtilerek alacakların kaç lirasına, hangi tarihten itibaren faiz yürütüleceğinin hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Davacının ücret farkı ve ikramiye farkı alacaklarının hesap raporunda; davalı işyeri personel yönetmeliğine göre hesaplandığı, aylık ücret farkı alacağının ödeneceği tarihin “hak edilerek, her ayın birinci günü”, ikramiye farkı alacağının ödeneceği tarihin ise “Ocak ve Temmuz aylarının 15. günü” olarak işyeri personel yönetmeliğinde yer aldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, dosyada mevcut hesap raporu denetime tabi tutularak açıklandığı şekliyle alacakların hesaplanan dönemler itibariyle ayrı ayrı faiz tarihlerinin belirlenerek hüküm kurulması gerekirken bozma ilamına aykırı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Bozma öncesi ilk kararda ihbar tazminatı farkı alacağının tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş, davalının kararı temyizi üzerine karar bozulmuş, ihbar tazminatı farkı alacağı bozma kapsamı dışında bırakılmış, Mahkemece bozmaya uyulmakla bu husus davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda ihbar tazminatı farkı alacağının fesih ve ıslah tarihi ayrımına göre faiz yürütülmesine karar verilmesi davacı lehine olan usulü kazanılmış hak ilkesine aykırıdır.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davalı yanında müdahilliğine karar verilen ...’nin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Toplu İş Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacaklar bakımından, kararlaştırılan günde ödenmemesi halinde ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek bulunmaksızın TİS gereği doğrudan doğruya temerrüt oluşacaktır. Öncelikle temerrüdün varlığı karşısında talep de gözetilerek faiz başlangıcının temerrüt tarihi olduğu kuşkusuzdur ve mahkemece ücret ve ikramiye fark alacakları bakımından temerrüt - ıslah ayrımına gidilmesi hatalıdır. Hüküm altına alınan ücret fark alacağı bakımından her ay için fark alacağı ayrı ayrı belirlenip ait olduğu ayı takip eden ayın 1. gününden itibaren faize hükmedilmelidir. Keza ikramiye fark alacağı yönünden de yılda iki defa Ocak ve Temmuz aylarının onbeşinde ödeme kararlaştırıldığından hesap dönemine ait her yılın 15 Ocak ve 15 Temmuz tarihleri temerrüt dolayısıyla faiz başlangıç tarihleridir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde hem ücret farkı alacağı hesaplanırken hem ikramiye fark alacağı hesaplanırken ödeme miktarlarının ait olduğu dönemden değil toplam miktardan düşüldüğü görülmektedir. Bu durumda yukarıda açıklanan ayrıştırmanın yapılması mümkün değildir. Mahkemece yapılacak iş 11.523,18 TL olarak belirlenen ücret fark alacağının tamamı bakımından bu farkın hangi aydan kaynaklandığını belirleyip faiz başlangıcını ona göre belirlemektir. Bir örnek üzerinden açıklamak gerekirse bilirkişi 2011 yılı Ocak ayı için ödenmesi gereken fark ücreti 396,69 TL olarak hesaplamıştır. İlgili bordrolar incelendiğinde işveren tarafından davacıya 2011 yılı Ocak ayında 163,00 TL fark ücret alacağı ödendiği görülmektedir. Bu durumda davacının 2011 yılı Ocak ayı için alması gereken ücret farkı alacağı 233,69 TL'dir. Bu şekilde belirlenen ücret farkı alacağı için hüküm kurulurken de davacının 2011 yılı Ocak ayına ilişkin 233,69 TL ücret fark alacağına temerrüt tarihi olan 01/02/2011 tarihinden itibaren faiz yürütülmeli, toplam 11.523,18 TL olacak şekilde her ay bu işlem tekrarlanmalıdır.
4-İkramiye fark alacağına gelince yine bir örnek üzerinden açıklamak gerekirse davacının Ocak 2011 ayında ödenen Temmuz- Aralık 2010 dönemine ilişkin ikramiye fark alacağı 396,69 TL olarak hesaplandığı, ilgili bordrolar incelendiğinde aynı dönem için davacıya 163,00 TL ikramiye fark alacağı ödendiği görülmektedir. Bu durumda ödenmesi gerekirken ödenmeyen fark ikramiye alacağı Temmuz- Aralık 2010 dönemi için 233,69 TL'dir. Buna ilişkin hüküm kurulurken davacının Temmuz- Aralık 2010 dönemi için hak ettiği 233,69 TL fark ikramiye alacağının temerrüt tarihi olan 15/01/2011 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmeli, tamamı 1.926,55 TL olan fark ikramiye alacağı bu şekilde dönemlere ayrıştırılarak hüküm altına alınmalıdır.
Bir önceki aynı mahiyetteki bozma gereğinin bu şekilde yerine getirilmemesi kararın yeniden bozulmasını gerektirmiştir. Yeni kurulacak hükümde verilen temerrüt "faiz başlangıç" tarihlerinin örnek olduğu, ücret fark alacağı için her ay değişeceği, ikramiye fark alacağı için ise altı ayda bir değişeceği gözden kaçırılmamalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.