MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Bedaş’ın asıl işveren olduğu işyerinde 09/07/2007 - 31/08/2013 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, davacının Toplu İş Sözleşmesinden faydalanmak için başvuruda bulunduğunu, davacının Toplu İş Sözleşmesinde tanınan haklardan yararlandırılması gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ve Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan fark alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin kullandırılmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yüklenici firma ile müvekkil şirket arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi olmadığını, davacının kötüniyete ilişkin beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun ve asılsız olduğunu, yüklenici firmalar ile akdedilen hizmet alım sözleşmesi gereği personel istihdamı, işçilik hak ve alacaklarının ödenmesindeki sorumluluğun yüklenici firmada olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2018 tarihli 2018/4093 E. 2018/18608 K. sayılı ilamı ile özetle;
" Davaya konu işçilik alacakları hesabında hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının emsali olduğu bildirilen bir işçinin aldığı ücretler esas alınmıştır.
Davacı işçi kesinleşen muvazaa kararı gereği baştan itibaren davalı işverenin işçisi olsa da, sendikaya üyeliğin işverene bildirildiği tarih öncesinde toplu iş sözleşmesinden yararlanmasına imkan bulunmamaktadır. Emsal olarak hesaplamalarda dikkate alınan işçinin öncesinde davalı işyerinde sendika üyesi olarak çalışıp çalışmadığı anlaşılamamakla birlikte işyerinde baş şoför (garaj amiri) olarak görev yaptığı izlenimi de edinilmektedir.
Davaya konu işçilik alacakları hesabında varsa davacı ile aynı görevi yapan ve sendika üyesi olmayan emsal işçinin ücreti esas alınmalı, bu şekilde emsal işçi yoksa davacının sendikaya üye olduğu tarihte almakta olduğu ücreti esas alınarak, toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarihte yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümleri uygulanmak suretiyle artışlar yapılmalı ve tespit edilen ücretlerine göre davaya konu işçilik alacakları hesaplanmalıdır. Yazılı şekilde ücret tespiti esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece temyiz incelemesinden geçen ilk kararda kıdem ve ihbar tazminatları davacıya ödenen miktarlar tenzil edilerek hüküm altına alınmış, ulusal bayram genel tatil günleri çalışma ücreti 27 gün üzerinden hesaplanmıştır.
Temyiz incelemesinde Dairemizce bu hususlarda bir bozma yapılmadığından davalı lehine usulü kazanılmış hak meydana gelmiştir. Bu durum gözden kaçırılarak bozma sonrası kıdem ve ihbar tazminatlarından mahsup işlemi yapılmadan karar verilmesi ve ulusal bayram genel tatil gün sayısının arttırılması usulü kazanılmış hak ilkesine aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 12/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.