MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından verilen 13.06.2019 tarihli dilekçede Dairemizin 18/02/2019 tarih, 2015/35171 Esas ve 2019/ 3890 sayılı bozma kararı üzerine mahkemece bozma ilamına uyulmasına ve yargılama sırasında dava konusu alacaklarının ödenmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde yönetmen olarak çalışırken iş akdinin emekliliğe ayrılması sebebiyle sona erdirildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, 2012 yılına ait temettü alacağı ile fazla mesai ücreti alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı bankada çalışırken yapılan soruşturma sonrası usulsüz kredilerden dolayı davacının mali mesuliyetine karar verildiği, davacının mali mesuliyeti sebebiyle hakkında ihtiyati hazic kararı bulunduğundan 2012 yılı temettü ve kıdem tazminatı alacağının tarafından ödenme imkanı bulunmadığından kendisine ödeme yapılmadığını, ayrıca davacıya 2011 yılı Eylül ayı için fazla mesai ücreti ödendiğini, başka dönemlerde fazla mesai yaptığına dair herhangi bir talebinin olmadığını, bu taleplerini belgelendirmediğinden her hangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, davacının davalı banka bünyesinde 01/01/2002-02/04/2013 tarihleri arasında toplam 11 yıl, 3 ay, 2 gün süreyle çalıştığı, emekli olmak suretiyle işten ayrıldığı, iş verence kendisi hakkında mesuliyeti olan kredilerden dolayı ihtiyati haciz kararı uygulandığından bahisle kıdem tazminatı ile 2012 yılı temettü alacağının ödenmediğini, ancak davacının emekli olmak suretiyle işten ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca davacının temettü alacağına da hak kazandığı, bu şekilde bir işçi hakkında işyerindeki bir kısım sorumlu olduğu işlemler nedeniyle yaptığı usulsüzlükler sebebiyle işçinin kıdem tazminatı ve var olan temettü alacağının önüne geçilemeyeceği, bunun bankanın iç sorunu olduğu, her hangi bir şekilde davalı tarafın takas mahsup definde de bulunmadığı, bu sebeple davacıya hak ettiği kıdem tazminatı ile temettü alacağının ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış, her ne kadar davacı aynı zamanda fazla mesai ücret alacağı talebinde bulunmuş ise de, davalı bankanın kamu kurumu olduğu, fazla mesai yaptığı 2011 Eylül ayına ait ücretinin ödendiği, davacının banka şubesinde yönetmen olarak en üst pozisyonda çalıştığı, bu sebeple mesai saatlerinin kendisinin de ayarlayabileceği, yine davalı bankanın iç işleyişinde çıkarttığı fazla mesaiye ilişkin talimatnamede bir çalışanın fazla mesai yapması durumunda bu fazla mesailerini bildirip fazla mesai ödeme talebinde bulunmasını ve bunu belgelendirmesi gerektiği, bu şekilde dosyaya yansımış her hangi bir belgenin olmadığı, davacının fazla çalıştığını belirten tanıklardan birisinin davacının eşi olduğu, objektif olarak beyanda bulunmasının düşünülemeyeceği gibi davacı ile de aynı yerde çalışmadığı, diğer tanık H.'nin de davacı ile beraber çalışan veya komşu iş yerlerinde çalışan biri olmayıp, zaman zaman bankaya gittiğini, davacının kredi konusunda kendisine bilgi verdiğini, yardımcı olduğunu beyan ettiği, bu tanığın beyanının da fazla mesai yapıldığı konusunda yeterli olamayacağı, bu itibarla davacının fazla mesai ücret alacağı talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiş, Mahkememizin 19/10/2015 tarih, 2013/180 Esas ve 2015/481 sayılı kararı ile dava kısmen kabul edilmiş, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 18/02/2019 tarih, 2015/35171 Esas, 2019/3890 Karar sayılı ilamı ile kararımızı bozmuş, usul ve yasaya uygun yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
Yapılan yargılama ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda; Mahkememiz kararı ile 35.221,21 TL brüt kıdem tazminatı ile 7.800,00 TL brüt 2012 yılı temettü alacağının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazla mesai ücret alacağına ilişkin davasının reddine karar verildiği, davalı banka tarafından alınan ihtiyati haciz kararı ve devamında karar verilen tedbir uyarınca davacı işçiye ödenmeyen 46.074,12 TL'nin sözkonusu tedbirin kaldırılması sonrasında 17/03/2015 tarihinde davacı işçiye ödendiği, bu miktarın hüküm altına alınan alacakları fazlasıyla karşıladığından hüküm altına alınan alacaklar bakımından ödemeler nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri bahsinde bu husus da değerlendirilip fazla mesai alacak istemi ile ilgili verilen red kararımızın temyiz istemini Yargıtay red ettiğinden bu yönde yeniden değerlendirme yapılmamasına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı davalı bankada emekli sandığına tabi memur olarak çalışırken, 2001 yılından sonra emekli sandığı kapsamında, ancak İş Kanunu hükümlerine tabi 01/01/2012 tarihli belirsiz süreli sözleşme ile çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında; davalı banka tarafından öncelikle davacıya karşı Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/28 D.iş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınıp uygulandığı ve bu kapsamda davacının emekli ikramiyesini (SGK'ya müzekkere göndererek) haczedildiği, akabinde ihtiyati haczi kararını kesinleştirmek için Yalova 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2170 Esas nolu dosyası ile ilamsız takip yapıldığı, davacının borca itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı banka tarafından Yalova İş Mahkemesi'nin 2014/225 Esas nolu (görevsizlik kararı öncesi Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/325 Esas olan) itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının aleyhine verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği ve ihtiyati haciz kararını veren Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/28 D.iş sayılı dosyasında, itirazın kabulüne karar verilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiği, anılan kararın icrası talebinin Yalova 1. İcra Müdürlüğünce reddine dair karara ilişkin olarak Yalova İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/488 E. nolu dosyası ile davacının şikayetinin kabulü ile mahkemenin ihtiyati hacze itirazın kabulü kararının uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı banka tarafından Yalova İş Mahkemesi'nin 2014/225 Esas sayılı dosyası üzerinden davacı ... hakkında bankada görev yaptığı dönemlerde kullandırdığı usulsüz kredilere yönelik olarak banka teftiş kurulu tarafından yapılan denetim sonrası başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline yönelik olarak açılan davada verilen ihtiyati tedbir kararı nedeni ile davacının emekli ikramiyesinin icra dosyasında nemalandırıldığı, işbu davada verilen ihtiyati tedbir kararının sonradan kaldırılması ile 16.03.2015 tarihinde icra dosyana yatırılan emekli ikramiyesini davacı vekili tarafından tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin 07.10.2019 tarih, 2019/ 6955 Esas ve 2019/17407 sayılı geri çevirme kararı ile davalı bankadan "dosya içerisinde yer alan ve davalı işveren tarafından düzenlendiği anlaşılan "Bankamızdan ayrılan personel için iş kanununa tabi süre için kıdem tazminat farkı hesabı" adlı belgede yer alan net 19.881,27 TL kıdem tazminatının davacı işçiye ödenip ödenmediğinin" sorulması için dosya mahalline geri çevrilmiştir.
Davalı banka tarafından 11.02.2020 tarih, 13/12 sayılı cevabi yazısı ile davacı ...'e Yalova 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2170 Esas sayılı icra dosyasına yatırılan para haricinde her hangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamında yukarıda izah edilen safahat dikkate alındığında davacı tarafından icra dosyasından çekilen paranın davacının davalı bankada emekli sandığına tabi memur olarak çalıştığı döneme dair olduğu anlaşılmış, davacının İş Kanunu'na tabi çalışma dönemine dair kıdem tazminat alacağı ile 2012 yılı temettü alacağının davalı banka tarafından bildirilen yazı cevabına göre ödenmediği tespit edilmiştir.
Dairemizce bozma kararı verilirken maddi hata yapıldığından ve maddi hata sonucu verilen bozma kararı usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından, ödeme belgesinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının ödenmediği anlaşılan İş Kanununa tabi çalışma dönemine ait kıdem tazminat alacağı ile 2012 yılı temettü alacağı taleplerinin dosyadaki kök ve ek raporlar bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmelidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy