MAHKEMESİ: MANAVGAT İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi taraflar avukatlarının istinaf başvurularını inceleyerek dava hakkında yeniden değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararı doğrultusunda dosyayı yeniden inceleyerek davanın KISMEN KABULÜNE karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davacı vekili ve davalılardan T.C. ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı ... davalılardan T.C. ... avukatlarının istinaf başvurularını ayrı ayrı esastan reddetmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı ... davalılardan T.C. ... avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, T.C. ... İş Teftiş Kurulu Müfettişlerince işyerinde yapılan denetim neticesinde düzenlenen raporun davacı kuruma idari para cezasının gönderilmesiyle haberdar olduklarını, müfettiş raporundaki fazla çalışma tespitlerinin gerçeği yansıtmadığını; işletmede çalışan tüm işçilerin sendikalı olup yıllık ikiyüzyetmiş saat fazla çalışma yaptırıldığını ve bu mesailerin İş Kanunu ve Toplu İş Sözleşmesi'ne uygun ödendiğini, bordro ve puantajların birbiriyle uyumlu olduğunu ve ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, raporda belirtilen çalışma sürelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu iddia ederek T.C. ... İş Teftiş Kurulu Müfettişleri tarafından hazırlanan 24.02.2015 tarih ve 7241-PRG-08,9687 PRG 02 nolu programlı teftiş raporuna itirazlarının kabulü ile raporda adı geçen işçilere ait bir fazla çalışma ve fazla çalışma alacağı olmadığının tespitine ve raporun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı kurumda çalıştırılan işçilere yönelik olarak İş Kanunu hükümleri ve toplu iş sözleşmesi maddeleri doğrultusunda rapor düzenlendiğini, raporda tespit edilen ve işçiler lehine belirlenen eksik hususların mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı işçi vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın süresinde açılmadığını, müfettiş raporlarının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) İstinaf ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece ilk kararında, ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün 24.02.2015 tarih ve 7241-PRG-08,9687 PRG 02 sayılı programlı teftiş raporunun davalı işçi yönünden yapılan fazla mesai tespitine ilişkin kısmın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmün taraflarca istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2017 tarih ve 2017/970 E., 2017/1031 K. sayılı ilamı ile; "....İlk derece mahkemesince; T.C. ... Bölge Müdürlüğünden Bakanlık müfettişlerince düzenlenen tahkikat evrakının tamamının ve özellikle tahkikat sonucu düzenlenen raporun davacıya tebliğine dair tebligat evraklarının getirtilmesi; davalı işçinin üyesi bulunduğu sendika ile davacı arasında düzenlenen, T.C. ... müfettişlerince düzenlenen tahkikat dönemine konu Toplu İş Sözleşmesinin taraflardan temin edilerek dosyaya konulması; davalı tarafından T.C. ... müfettişlerince düzenlenen tahkikat evrakı ile raporunda belirtilen, işçilik alacağının tahsili için açıldığı belirtilen dava dosyasının mevcut olup olmadığı araştırılarak; davanın bulunmaması halinde durumun tutanak altına bağlanması, davanın bulunduğunun anlaşılması halinde, dosyanın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenerek kesinleşmiş ise karar örneğinin temini, açılan bir davanın mevcut olmasına karşın bu dosyanın kesinleşmemesi halinde dosyanın mahkemesi ve esas numarası belirlenmesi, davalı işçinin işyerindeki görevinin ve görev tanımının tam olarak belirlenmesi için görev yazısının dosyaya alınması yönünde gerekli usuli işlemler tamamlanarak dava hakkında yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi için dosyanın HMK'nun 353/1-a-6 bendi uyarınca dava dosyası esası incelemeden kararın kaldırılmasına ...” gerekçesiyle ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece ikinci kararında istinaf kararına uyularak istinaf ilamında belirtilen eksikliklerin tamamlandığını, davalı işçi tarafından davacı kuruma karşı açılmış olan Ankara 34. İş Mahkemesinin 2016/710 E., 2017/403 K. sayılı ilamı, kesinleşme şerhi ve bilirkişi raporunun dosyamız içerisine alındığı, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda fazla mesai süresine ilişkin puantaj kaydı sunulan dönemlerde puantaj kayıtlarında yer alan verilere itibar edilip puantaj kaydı sunulmayan dönemlerde ise fazla mesai süresinin tanık anlatımı ve işveren vekilinin kabulü uyarınca hesaplandığı, rapora göre davalı işçinin karşılığı ödenmemiş fazla mesai sürelerinin olduğu ve davalı işçi tarafından kuruma karşı ikame edilen bu dava neticesinde işçi lehine fazla mesai ücretine hükmedildiği, bu ilamın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinden geçmek sureti ile kesinleştiği, ilgili mahkeme hükmünde davacının yaptığı tespit edilen fazla çalışma sürelerinin mahkememizde görülen iş bu dava açısından kesin nitelikle delil teşkil ettiği, bu nedenle Ankara 34. İş Mahkemesinin 2016/710 E., 2017/403 K. sayılı dosyasındaki yargılama sonucunda işçinin karşılığı ödenmemiş fazla mesai sürelerinin esas alınmasının gerektiği gerekçesiyle fazla mesaiye yönelik tespit hükümleri yönünden iptali talep edilen 24/02/2015 tarih ve 7241-PRG-08, 9687 PRG-02 sayılı iş müfettiş raporunda belirtilenden düşük olan yıllar için ( 2011, 2012, 2013 ) davanın kabulüne, teftiş raporunda belirtilenden yüksek olan yıllar için ise ( 2014 ) davacı tarafın iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı ... davalı T.C. ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; yerel mahkeme kararının ve değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müfettiş raporunun hatalı olduğunu, esik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulünü talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili istinaf başvurusunda; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iş teftiş kurulunca hazırlanan müfettiş raporunun ön yargılı ve tahmini verilere dayalı olarak düzenlenmediğini, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının fazla mesai ücret alacağına yönelik; dava açılış tarihi 09/12/2015 olan Ankara 34. İş Mahkemesinde 2016/710 E.-2017/403 K. sayılı dosyasında açtığı davada mahkemece verilen kabul kararının Orman Genel Müdürlüğünce istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2017/4717 Esas-2017/3565 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği ve temyize kabil olmayan istinaf kararının kesinleştiği, fazla çalışma ücret alacağı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi ile taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı veya yokluğu da tespit edilmiş olur ki, bu tespit borç ilişkisinin talep edilen döneminin tümünü kapsadığı, bu nedenle alacak davası sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin değerlendirmeleri işbu dosyada kesin delil oluşturduğu, mahkemece bu yönün doğruluğunun yeniden araştırılması ve inceleme konusu yapılması hukuken mümkün olmadığı, bu tespit ve değerlendirmeye göre verilen yerel mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı Kurum vekili ve davalı Bakanlık vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı ... davalı T.C. ... vekilleri tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun (hüküm fıkrasının) çelişip çelişmediği noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi gerekmektedir.
Aynı yasanın 298 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir.
Belirtmek gerekir ki, hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun (hüküm fıkrasının) çelişmesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince başlı başına bir bozma nedenidir.
Somut uyuşmazlıkta, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek 2011 yılı için davalı işçinin 276 saat, 2012 yılı için 276 saat, 2013 yılı için 282,5 saat fazla mesai ile çalıştığının tespiti ile 2014 yılı için reddine karar verildiği gerekçeli kararda ise hüküm kısmında 2011 yılı için davalı işçinin 169 saat, 2012 yılı için 279 saat, 2013 yılı için 287,5 saat fazla mesai ile çalıştığının tespiti ile 2014 yılı için reddine şeklinde farklı karar verildiği anlaşılmıştır.
Tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun (hüküm fıkrası) çelişkili olduğu anlaşılmakla, HMK'nun 298/2. maddesine aykırı olan kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
I)SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy