MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... Madencilik San. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalılar arasındaki alt işverenlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, iş aktinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, davacının son 5 aylık, yani 2012/ Kasım, Aralık, 2013/ Ocak, Şubat, Mart aylarının ücretlerinin ödenmediğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı ... Madencilik San. Ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkili ile diğer davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, gerek İş Kanunu'na gerek Maden Yasası Ek 7. maddesine göre müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının müvekkili nezdinde çalışmadığını, müvekkiline sözleşme ile yapılan üretimin anahtar teslimi olduğunu sahadaki işyerinin SGK'da diğer davalı adına kayıtlı bulunduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Şirketi adına İflas İdaresi vekili, duruşmada iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin ilk kararının, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 2017/10157 Esas sayılı kararı ile "Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... Madencilik San. Ve Tic. A.Ş.'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Ücret alacağının ödendiğini davalı işverenlik yazılı belge ile ispatlamalıdır. Somut uyuşmazlıkta, ücret alacağı bakımından, dosyada mevcut banka ekstrelerinde en son 09/05/2013 tarihinde "... Hurda Satış Maaş Alacağı" açıklaması ile 150 TL, "maaş" açıklaması ile 15/01/2013 tarihinde 789,34 TL ve öncesinde de "maaş" gibi açıklamalar ile ödemeler görülmektedir. Dosya kapsamında bordrolar bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda banka hesap ekstresinden bahsedilse de ücret alacağı bakımından bu ekstreler denetime elverişli şekilde irdelenmiş değildir. Bu banka ekstrelerindeki ödemeler taraflardan sorularak ücret alacağından düşülüp düşülmeyeceğinin irdelenmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır." gerekçesiyle bozulduğu, Mahkeme tarafından bozma ilamına uyulduğu, dosya içerisindeki tüm belge bilgi, beyanlar ve Yargıtay bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının asıl işvereni davalı ... Şirketi alt işvereni iflas halindeki davalı ... Şirketinde 24.06.2011-31.03.2013 tarihleri arasında davacının yaptığı işte gözetilerek aylık brüt 2.098,16 TL ücretle çalıştığı, davalı şirketin iflas halinde olması sebebiyle davalının iş akdinin işveren tarafından haksız ve önelsiz sonlandırıldığı, davalı ... şirketinin iflas erteleme kararının bulunduğu ve kararın kesinleşmediği, iflas idaresine temsilci atandığı, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığı, dava ve aşamaların iflas idaresi vekiline tebliğ edildiği, önelsiz ve haksız işveren feshi nedeniyle davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fesihte kullandırıldığı yada ücretinin ödendiği ispatlamayan yıllık izin ücretine hak kazandığı, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın davacının 5 aylık ücretini ödediğini ispatlayamadığı, mahkememizce uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davalılara yapılan ödemelere ilişkin belge ve dekontları sunmak üzere süre verildiği, ancak davalı taraflarca herhangi bir belgenin ibraz edilemediği, davacının talimat mahkemesi marifetiyle alınan istiçvap beyanında 150,00 TL haricinde ücretinin ödenmediğini beyan ettiği, böylece davacının kabulünde olan 150,00 TL lik ücret ödemesinin ücret alacağından mahsubunun gerektiği, davacının bakiye ücret alacağına hak kazandığı, ispat yükü kendisinde olan davacının tanık beyanlarıyla fazla çalışma, hafta tatillerinde çalışma ve ulusal bayram genel tatillerde çalışma olgularını ispatladığı, bu ücret kalemlerinde ispatın kaydi olmaması sebebiyle %30 hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı, Mahkeme tarafından itibar edilen denetime elverişli bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma ilamı sonrasında aldırılan ek raporuyla davacının alacak ve tazminatlarının ortaya konduğu görüldüğü gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... Şirketi’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ücret alacağı bakımından;
Dairemizin 2017/10157 Esas sayılı bozma ilamına konu Mahkeme kararında davacının 2012 yılı Kasım, Aralık, 2013 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ilişkin ücret alacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı asıl bozma sonrasında duruşmada alınan beyanında 2012 yılının Kasım ayı ücretinin asgari ücret kısmının bankadan ödendiğini, ancak maaşın geri kalan elden ödenen kısmının ödenmediğini belirtmiştir. 2012 yılı Aralık, 2013 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarının ise 150 TL haricinde hiç ödenmediğini ileri sürmüştür.
Davacı asılın kendini bağlayıcı beyanına göre 2012 yılı Kasım ayı maaşının asgari ücrete tekabül edilen kısmının ödendiği anlaşıldığından, bu aya ait asgari ücretin hükmedilecek alacağa dahil edilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
Ücret alacağından, iş bu bozma öncesinde yapıldığı gibi 150 TL alacak miktarından yine düşülmeli ve ayrıca 2012 yılı Kasım ayı maaşının asgari ücrete tekabül edilen kısmı toplam alacak miktarından düşülerek sonuca gidilmelidir.
Davacı asıl beyanında 2012 yılının Eylül ve Ekim ayı maaşlarının bir kısmının da ödenmediğini belirtmiş ise de davacı temyizi her 2 bozma ilamında da bulunmadığından, davalı lehine oluşan usuli müktesep hak nedeni ile 2012 yılının Eylül ve Ekim ayı hakkında herhangi bir alacağa hükmedilemeyeceği göz önüne alınmalıdır.
3- Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 2017/10157 Esas sayılı bozma ilamına konu Mahkeme kararında davacının ücreti net 1500 TL kabul edilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır. Bununla birlikte davacı asılın bozma sonrasında Mahkeme tarafından duruşmada alınan ifadesinde “benim asıl maaşım 1150 TL idi” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bu nedenle, davacının tüm alacakları, davacının kendi beyanında yer alan ve kendisini bağlayan bu beyanındaki net 1150 TL üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınmalı, bozma kapsamı dışında tutulan hususların usuli müktesep hak oluşturduğu da gözetilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
12/03/2020 günü oybirliğiyle karar verildi.