MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02.12.2009 - 21.03.2013 tarihleri arasında davalıya ait hastane kompleksi dahilinde kardiyoloji uzmanı olarak aralıksız çalıştığını, davalı tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız bir şekilde tek taraflı iş akdinin feshedildiğini, almakta olduğu son maaşının 1.500,00 TL olduğunu, iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi'nin 25.04.2016 tarih ve 2016/10522 Esas, 2016/9179 Karar sayılı kararıyla "dosya kapsamı ile Dairemizce yapılan geri çevirme sonrası temin edilen belgelere göre taraflar arasında prime esas kazancın tespitine ilişkin ... 1. İş Mahkemesinin 2013/477 Esas sayılı dosyasında mahkemece verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup, ilgili dosyanın sonucu eldeki uyuşmazlığın çözümünü doğrudan etkileyeceğinden o dosyada verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği gözetilmeden sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir," gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen kararın Dairemizin 05/10/2020 tarih 2020/2389 esas 2020/10361 karar sayılı kararıyla "Taraflar arasında ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacının gerçek ücretinin aylık 15.000,00 TL olduğunun tespiti talepli dava açtığı, açılan dava neticesinde ... 1. İş Mahkemesi'nin 2013/477 esas 2015/562 karar sayılı kararıyla "davacının iddia ettiği ücretin dosyada mevcut sözleşmeler gereğince hizmet akdi bedeli değil, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan ve davacının kurmuş olduğu şirkete sözleşme gereğince ödenen paralar olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2018 tarih 2016/5510 esas 2018/10012 karar sayılı kararıyla onandığı ve bu şekilde kesinleştiği, verilen onama kararının davacının ücretinin miktarı yönünden bağlayıcı olduğu anlaşılmakla Mahkemece davacının asgari ücret yerine aylık brüt 14.000,00 TL ücret aldığının kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle tekrar bozulmasına karar verilmiş, yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı yıllık izin ücreti talebinde bulunmuş, Mahkemece davacının 214,47 TL izin ücreti olduğu kabul edilerek hüküm altına alınmıştır. Davalı tarafından düzenlenen davacıya ait Mart 2013 bordrosunda yıllık izin ücreti adı altında 566,67 TL tahakkuk yapılmış ve söz konusu imzalı bordroda gösterilen miktar 06/04/2013 tarihinde, dava açılmadan önce, davalı tarafından banka kanalıyla davacıya ödenmiştir. Yıllık izin alacağı talebinin bu nedenle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy