BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: ... Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait eczanede 01.12.1989 - 28.02.2017 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle davacı tarafından feshedildiğini, davacının ulusal bayram ve genel tatillerinde, Pazar günü nöbet tuttuğu haftalarda yedi gün çalıştığını, fazla çalışmalara ilişkin ücretlerin ödenmediğini, davacının yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalının öz kardeşi olduğunu, kardeş olan taraflar arasında iş sözleşmesinin kurulması için gerekli olan bağımlılık ve işgörme unsurlarının bulunmadığını, davacının işten ayrıldığı sırada hiçbir alacağı bulunmadığına dair belge imzaladığını, ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini, davacının kullanmadığı yıllık izni bulunmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının kısmen kabulüne, hafta tatili alacağı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf dilekçesinde bildirilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı tarafın fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddi gerektiğine dair istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı temyizi yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-Taraflar arasında, davacının yıllık izin ücreti alacağının miktarı noktasında uyuşmazlık vardır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir şeklinde düzenleme yapılarak hakime yargılama sonunda doğruya ulaşma görevini yüklemiştir. Anayasamızın 141. maddesine göre, yargı basit, çabuk ve ucuz gerçekleşmelidir. Devlet yargının basit, ucuz ve çabuk gerçekleşmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak durumundadır. Zira hakkın tanınması ve korunmasındaki gecikmeler, hukuk devleti ilkesi ile uyumlu değildir, adil yargılanma hakkını ihlâl eder. Bu sebeple yargılama sonucunda ulaşılacak hüküm, doğru, gecikmemiş ve kendisinden beklenen etkiyi gösteren bir niteliğe sahip olmalıdır. Bundan dolayı belirsiz vakıaların açıklattırılmasına, eksikliklerin hâkim tarafından işaret edilerek taraflarca giderilerek yargılamanın uzatılmasının önüne geçilmesine ilişkin hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. Usul hukukunda bu yükümlülüğün anlamı, doğru hüküm kurulmasıdır. Bu hususta yapılacak bir inceleme içinse, tarafların iddialarını eksiksiz ve zaman, yer gibi somut unsurlarıyla tam bir açıklık içinde yargılamaya getirmeleri gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekili süre belirtmeksizin davacının yıllık izin haklarının kullandırılmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının toplam hizmet süresince 26 yıllık dönemde hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacının 26 yıllık çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmaması hayatın olağan akışına terstir. Mahkemece, davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacının beyanı alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının hak kazandığı yıllık izin süresi belirlenirken tüm çalışma dönemi için 4857 sayılı İş Kanunu’nun uygulandığı görülmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem yönünden 1475 sayılı İş Kanunu’na göre davacının hak kazandığı yıllık izin süresinin belirlenmesi gerekirken, tüm çalışma süresi için 4857 sayılı Kanuna göre sonuca gidilmesi hatalıdır.
Eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık, davacının asgari geçim indirimi alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak davalı işveren tarafından sunulan imzalı ücret bordrolarında asgari geçim indirimi tahakkuklarının bulunduğu görülmektedir. Yargılama sırasında düzenlenen 26/12/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda da, imzalı ücret bordrolarına göre davacının asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiği ifade edilmiştir. Mahkemece imzalı ücret bordroları dikkate alınmadan asgari geçim indirimi alacağına hükmedilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.02.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.