MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 16.02.2007-23.09.2013 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde foto muhabiri olarak çalıştığını, davacının çalışma süresi boyunca basın işçisi olarak çalışmasına rağmen sigortaya bildiriminin 1475 sayılı İş Kanunu gereğince yapıldığını, 01.04.2008 tarihinden itibaren 5953 sayılı Basın İş Kanunu’na tabii olarak değiştirildiğini, ücretleri zamanında ödenmediği gibi fazla mesai ve tatil günü çalışmaları karşılıklarının da ödenmediğini, bu yüzden iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, fazla mesai alacağının % 5 fazlalığı tutarında alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağının % 5 fazlalığı, 5953 sayılı Kanun gereğince yapılması zorunlu zam nedeniyle ödenmeyen ücret alacağı ile yapılması zorunlu zam nedeniyle ödenmeyen ücret alacağının % 5 fazlalığı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 01.03.2007 tarihinde telif sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, bu dönemde davalı şirkete bağımlı olmadığını, 2007 yılı Haziran ayından itibaren 4857 sayılı Kanun kapsamında 01.04.2008 tarihinden itibaren 5953 sayılı Kanun kapsamında çalıştığını, davacının tüm ücretlerinin iş akdi feshedilmeden önce hesabına ödendiğini, tüm hak ve alacaklarının karşılandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulü hakkındaki 19.10.2015 tarihli ilk karar, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2016/6875 esas 2019/4503 karar sayılı 27.02.2019 tarihli, 11.11.2019 tarihli ikinci karar ise Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2020/544 esas 2020/1960 karar sayılı 06.02.2020 tarihli bozma ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, taraf vekillerince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” düzenlemesini içermektedir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçi tarafından 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 10.000,00 TL fazla mesai alacağı, 42.500,00 TL fazla mesai alacağının % 5 fazlalığı, 2.500,00 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağı, 10.000,00 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağının % 5 fazlalığı, 1.000,00 TL 5953 sayılı Yasa gereğince yapılması zorunlu zam nedeniyle ödenmeyen ücret alacağı, 3.000,00 TL 5953 sayılı yasa gereğince yapılması zorunlu zam nedeniyle ödenmeyen ücret alacağının % 5 fazlalığı olmak üzere toplam 70.000,00 TL alacağın tahsili talep edilmiş, bilirkişi raporu alınmasından sonra verilen 10.02.2015 harç tarihli ıslah dilekçesinde dava konusu yapılan alacak kalemleri yönünden talep miktarları artırılarak toplamda %5 fazlalığa ilişkin alacak kalemleri dışında 11.956,98 TL kıdem tazminatı, 22.533,22 TL fazla mesai alacağı ve 2.254,77 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağı talep edilmiş bu miktarlar üzerinden harcı yatırılmıştır. Bu alacaklardan kıdem tazminatı ve ulusal bayram alacağı talep gibi kabul edilmiş olup fazla mesai alacağı 8.121,85 TL olarak hüküm altına alınmıştır. Buna dava konusu yapılan ancak reddedilen 1.000,00 TL 5953 sayılı Yasa gereğince yapılması zorunlu zam nedeniyle ödenmeyen ücret alacağı, 3.000,00 TL 5953 sayılı yasa gereğince yapılması zorunlu zam nedeniyle ödenmeyen ücret alacağının % 5 fazlalığı da ilave edildiğinde, bozma ilamı gereğince vekalet ücreti hesabına esas alınacak ve reddedilen alacak tutarı toplamda 14.409,37 TL’dir.
Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2020/544 esas 2020/1960 karar sayılı bozma ilamı gereğince “Fazla çalışma ücreti alacağının %5 fazlalılığı talebi ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının %5 fazlalığı talebi, dava tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararının gereği olarak reddedileceğinden, Dairemizce bu red nedeniyle oluşan miktar bakımından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varıldığından, bu husus da Mahkemece gözetilmelidir.” esasına yer verilmiş olup anılan alacak kalemleri için vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği hususu açıkça belirtilmiştir. Dosya içeriğine göre, davacının dava ve ıslah talebine konu alacaklarının nitelikleri ile kabul ve reddedilen tutarları gözetildiğinde, mahkemece davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin bozma ilamına aykırı olacak şekilde hesaplanarak hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Şu halde bozma ilamı gereğince fazla çalışma ücreti alacağının %5 fazlalılığı talebi ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının %5 fazlalığı talebi, dava tarihinden sonra Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının gereği olarak reddedileceğinden vekalet ücreti hesabında dikkate alınmaması gerekmekteyken mahkemece bu yön gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının 12. bendinde yer alan “Her iki taraf da kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 4.080,00TL ücreti vekaletinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine; 9.633,18 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,” bendin hükümden çıkartılarak yerine aynı bent olarak “Her iki taraf da kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 4.080,00 TL ücreti vekaletinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine; 3.400,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine, 23.02.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy