MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3314 E., 2025/1482 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/363 E., 2021/240 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.04.1992 tarihinden itibaren davalıya ait ... Elektrik Arıza Onarım Bakım Montörlüğüne bağlı olarak değişik alt işverenlerin isçisi sıfatıyla elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, ... Elektrik ve Dağıtım AŞ'nin (...) özelleştirilmesi işlemi öncesi muvazaalı bir şekilde alt işveren işçisi sıfatıyla, özelleştirme sonrası ise ...'ı devralan şirket çalışanı olarak kesintisiz şekilde davalılar yanında çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 09.11.2017 tarihinde feshedildiğini, açtığı işe iade davasının kabul edildiğini ve kesinleştiğini, işe iade talebine rağmen davacının işe başlatılmadığını ve bir kısım ödemeler yapıldığını ancak davalı tarafça işe iade sonrası ödemeleri yapılırken müvekkilinin hizmet süresini ve son ücretini dikkate almadan ödeme yaptığını bu nedenle alacaklarının eksik ödendiğini, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanamadığı gibi ücretlerinin de ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizm. AŞ (... Enerji AŞ) nezdinde çalışmaya başladığını, 01.08.2013 öncesinden müvekkili şirket ... Enerji AŞ'nin sorumlu olmadığını ve 01.08.2013 tarihinden sonrası için de davacı asıla hak kazandığı tüm ücretlerinin ödendiğini, davacının davalı ... işçisi olmadığından bu davalı yönünden husumetten ret karar verilmesi gerektiğini, muvazaa iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının brüt ücretinin ücret bordrolarında görünen ücret olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, işe iade kararı sonrasında da davacıya tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, yıllık ücret izin talebinin haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve hizmet döküm cetveline göre; davacının 05.04.1992 tarihinden 09.11.2017 tarihine kadar 25... ay 4 gün davalı işyerinde çalıştığı, 4 aylık boşta geçen süresinin de hizmet süresine ilave edilmesi ile davacının hizmet süresinin 25... ay 4 gün olarak tespit edildiği, davacının 09.11.2017 tarihinde iş sözleşmesinin feshinin akabinde işe iade davası açtığı, dava neticesinde davacının işe iadesine, feshin geçersizliğine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, davacının ihtarnamesi ile işverene başvuru yaptığı ve işe başlatılmadığının anlaşıldığı, davacının alacaklarından davalıların birlikte sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, davacı asılın yıllık izin konusunda beyanının alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasındaki ilişkinin istinaf denetiminden geçerek kesinleşen işe iade dosyası ile tespit edilmiş olduğu, Mahkemece davanın ihbarına yönelik tebligatların yapıldığı, kesinleşen işe iade davası sonrasında davacının yasal süresi içinde işe iade talebinde bulunduğu, davalı işverence davalının işe başlatılmadığı, hesaplamaya esas ücretin işe davetin geçersiz kabul edilmesi nedeniyle kesinleşen fesih tarihine göre, hizmet süresinin ise geçersiz sayılan ilk fesih tarihine boşta geçen 4 aylık süre eklenmek suretiyle usulüne uygun biçimde tespit edildiği, davalı ... Enerji AŞ tarafından yapılan kıdem ve ihbar tazminatına yönelik ödemelerin usulüne uygun biçimde mahsup edildiği, yıllık ücretli izin alacağı bakımından davacının beyanı alınarak yıllık ücretli izin alacağının hesaplandığı, hükmedilen alacak kalemlerine davacının talebi ile örtüşür biçimde faize hükmedildiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davaya konu edilen işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu,
2. Davacının ... Enerji AŞ bünyesindeki çalışması yönünden tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, davacının ... bünyesinde ise çalışması olmadığını, dava dışı şirketlerle olan ilişkinin muvazaa olarak yorumlanamayacağını, müvekkili ... açısından davanın husumetten reddi gerektiğini,
3. Davacının 01.08.2013 tarihinden önce çalışmış olduğu şirketlerden şahsi sicil dosyası istenmeden yapılan tüm hesaplamaların hatalı olduğunu,
4. Davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini,
5. Davacının işe başlatılmadığı tarihin fesih tarihi olarak düşünülemeyeceğini ve o tarihteki ücretin hesaplamalarda esas alınamayacağını,
6. Davacının işe iade talebinden sonra işe alınmayarak tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini,
7. Davacının tüm çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
8. Dava dilekçesi ile talep edilen miktarlara dava, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarlara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, husumet, hesaplamalara esas alınması gereken ücret seviyesi, işe iade kararı sonrası işe başlatılmayan davacının ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığı, bu alacakların hesabı ve hükmedilen faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.