MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/31 E., 2025/1873 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/325 E., 2022/303 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum bünyesinde çalıştığını, hiçbir gerekçe gösterilmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının kullanılmayan yıllık ücretli izinlerinin bulunduğunu, davacının haftalık izin kullanmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini beyan ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (692 sayılı KHK) ile ihraç edildiğini, iş sözleşmesinin feshi henüz kesinleşmemiş olduğundan sözleşmenin feshinden kaynaklı alacaklar için dava açamayacağını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yıllık ücretli izin alacaklarının ödendiğini, davacının diğer ücretlerinin aylık ücreti ile birlikte ödendiğini, davacının mesaiye kalmış olması durumunda bunun aylık ücretine yansıtıldığını, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğini, hafta izinlerinin kullandırıldığını, eksik ödenmiş hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde 26.11.1991-14.07.2017 tarihleri arasında çalıştığı, en son çıplak brüt ücretinin 4.199,10 TL, giydirilmiş brüt ücretinin ise 5.398,97 TL olduğu, kesinleşmiş Mahkeme kararına göre iş sözleşmesi geçerli nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödemeyen yıllık ücretli izin alacağı bulunduğundan yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, ödenmeyen asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispat edilemediği gerekçesiyle, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, yıllık ücretli izin alacağı talebinin kısmen kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Belediyede çalışırken 14.07.2017 tarihli ve 30124 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 692 sayılı KHK ekli listede 201. sırada ismine yer verilerek görevinden ihraç edildiği, ihraç kararından sonra davacının işe iade talebiyle Batman 1. İş Mahkemesinin 2017/83 Esas sayılı dosyasında dava açtığı, Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Batman Valiliği Ohâl Komisyonuna gönderilmesine karar verildiği, davacının 692 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilmesi nedeniyle ihraç işlemine karşı Olağanüstü Hâl İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine yargı yoluna başvurmadığı, yapılan araştırmada; davacı hakkında açılmış herhangi bir ceza soruşturması (2011 yılındaki ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş) ve kovuşturmasının bulunmadığı, Mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde haklı fesih sebebi sayılacak bir delile ulaşılamadığı gibi davalı yanca da bu yönde bir delil sunulmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı yönündeki hükmün dosya kapsamına uygun düştüğü; işveren tarafından sunulan yıllık izin kayıtlarının değerlendirmeye alındığı, bakiye izinlerin kullandırıldığı ya da ücretinin ödendiğine ilişkin kayıt sunulmadığı, bakiye alacak miktarının tespiti açısından yıllık izin belgelerinin dikkate alınmasında hata bulunmadığı, dinlenen tanık F.Y'nin işverene karşı davası olduğu, tanık A.Y'nin görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun düştüğü; yargılama aşamasında ileri sürülmeyen itirazların usuli kazanılmış hak uyarınca istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği ve gerekçesiz istinafların dikkate alınamayacağı istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesi Kanun Hükmünde Kararname ile sona erdiğinden feshin haklı nedene dayandığını,
2. Yıllık ücretli izin alacağının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işverence yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve yıllık ücretli izin alacağı hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir..
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde; hâkimin, davayı aydınlatma ödevi gereği uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
İşçinin uzun süre yıllık ücretli izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde belirtilen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yasal mevzuat ve toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak davacının 598 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, 159 gün yıllık ücretli izin kullandığı, bakiye 439 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ve 07.05.2019 tarihinde brüt 22.395,20 TL yıllık izin ücreti ödemesi yapıldığı belirtilerek bu miktar mahsup edilmiştir. Sözü edilen raporda, davalı tarafından sunulan "işçi yıllık izin izlenimi belgesi" başlıklı belgede davacı işçinin imzasının bulunmaması nedeniyle bu belgede belirtilen tarihlerin dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Ne var ki bu belgenin işçi yıllık izin talep formlarına göre düzenlendiği ve talep formunun işçinin imzasını hâvi olduğu, hem bu belgede hem de izin talep formunda kayıt belgesinin tarih ve numaralarının birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Şu hâlde "işçi yıllık izin izlenimi belgesi" başlıklı belgede kullanıldığı belirtilen izinlerin de mahsubu ile yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.