MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/245 E., 2025/96 K.
MAHKEMESİ : İzmir 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/301 E., 2023/305 K.
MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/344 E., 2024/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; asıl davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar ile kıdem tazminatına ilişkin birleşen 2023/344 Esas sayılı dava dosyasında hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihleri itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin asıl ve birleşen 2023/344 Esas sayılı dava dosyasına yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin sendikal tazminata ilişkin birleşen dava yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait işyerinde 06.03.2019 tarihinde çalışmaya başladığını, 12.01.2022 tarihinde .... üye olduğunu, .... davalı Şirket bünyesinde örgütlenerek ... sözleşmesi imzalama yetkisi aldığını, alınan yetki ile 01.01.2022-31.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... sözleşmesi imzalandığını, ... sözleşmesinin 35/B hükmünde ücret artışına ilişkin düzenleme bulunduğunu, bu düzenlemeye göre davalı Şirketin 01.01.2023 tarihinde işçilerin aldığı ücrete zam yapmayı taahhüt ettiğini, ... sözleşmesi hükmü çok açık olmasına rağmen bu artışın yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin alması gereken gerçek ücretten az ücret aldığını, müvekkilinin fark ücret alacaklarının doğduğunu ileri sürerek fark ücret ve ikramiye alacakları ile işlemiş faiz alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili sendikal tazminata ilişkin birleşen 2023/301 Esas sayılı dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.01.2022 tarihinde ...Sendikasına üye olduğunu, işyerinde 01.01.2022-31.12.2023 tarihleri arasında olan ... sözleşmesinin uygulandığını, davalı Şirketin ... sözleşmesinin 35/B hükmü gereğince 01.01.2023 tarihinden itibaren sözleşmeye göre ödenmesi gereken ücretin bulduğu miktarı fark edince sendikalı işçilerin ... sözleşmesinin bu maddesinden yararlanamaması için türlü eylemlere giriştiğini, bu şekilde işyerinde ... üyesi olup bu maddeden yararlanacak işçi sayısını azaltma yoluna gittiği gibi aynı zamanda da sendikanın bir dahaki dönem ... sözleşme imzalama yetkisini de yok etmek için hukuk dışı işlemler tesis etmeye başladığını, 2023 yılı Temmuz ayında işçilere yapılan zamlarda da sendikalı işçilerin cezalandırıldığını, sendikasız işçilere ortalama %34 oranında zam yapılırken sendikalı işçilere %16 civarında zam yapılmak sureti ile sendikalı işçilerin cezalandırıldığını ileri sürerek sendikal tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacı vekili kıdem tazminatına ilişkin birleşen 2023/344 Esas sayılı dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.03.2019- 31.08.2023 tarihleri arasında davalı Şirkete ait işyerinde çalıştığını, 31.08.2023 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini haklı ve geçerli nedenle sona erdirdiğini ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davalara karşı sunduğu cevap dilekçelerinde; davacının müvekkili Şirkete ait işyerinde 06.03.2019 tarihinde işe başladığını, ... sözleşmesi hükümlerinde yer alan uyuşmazlık çözüm yollarının tüketilmediğini, bu nedenle ... sözleşmesinde emredici olarak düzenlenmiş başvuru yolları tüketilmeden açılan işbu davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, ücretler zaten ... sözleşmesinin 35/B hükmüne göre hesap edilerek ödendiğinden davacının iddialarının hukuki bir dayanağının olmadığını, davacının iddialarının aksine müvekkili Şirkete ait işyerinde hiçbir zaman haksız ve keyfî olarak çalışma şartlarında değişiklik getiren uygulamaların yapılmasının veya herhangi bir işçinin yasal haklarını kullanmasına engel olunmasının söz konusu dahi olmadığını, kaldı ki işyerinde hiçbir işçiye sendikaya üye olması veya üyelikten çıkması yönünde telkinde bulunulmasının dahi yasak olduğunu, davacının gerçek dışı soyut iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, davacı tarafın iş sözleşmesini haksız bir şekilde feshettiğini, kendisine haksız ve hukuka aykırı olarak hak ettiğinden ve ... sözleşmesi ile belirlenenden daha fazla maddi menfaat sağlamak üzere kötüniyetle bu davaları ikame ettiğini savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 06.03.2019-31.08.2023 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı, işçinin ücretinin kanunda ya da sözleşmede belirtilen şeklinde ödenmemesinin işçiye iş sözleşmesini haklı sebeple feshetme hakkı tanıdığı, yapılan yargılama neticesinde davacının ... sözleşmesi gereği 63.185,86 TL brüt ücret alacağı bulunduğunun belirlendiği, bu şekilde davacının haklı fesih gerekçesini ispat ettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, ücret bordroları incelendiğinde davacıya 2023 yılı Temmuz ayında %16 civarında zam yapıldığının tespit edildiği, bu döneme ilişkin olarak diğer işçilere ait bordro kayıtları bulunmadığından kayıt ve belge üzerinden bu hususa ilişkin somut bir tespit yapılamadığı, ancak davalı tanıkları ile davacı tanıklarının anlatımlarından işyerinde sendikalı işçilere sendikasız işçilerden daha düşük oranda zam yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça kanuni yükümlülüğün üstünde ücret verildiği yönündeki savunması haricinde sendikalı işçilere sendikasız işçilerden daha düşük zam yapıldığı iddiasına ilişkin aksi yönde somut bir beyanda bulunulmadığı ve buna dair bir belge sunulmadığının görüldüğü, davacının iş sözleşmesinin bizzat davacı tarafından noterden işverene ihtarname çekilerek sonlandırıldığı, yani davacının iş sözleşmesinin sendikal faaliyette bulunduğu gerekçesi ile işveren tarafından sonlandırılmadığı, bu sebeple davacının sendikal tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü, kıdem tazminatına ilişkin birleşen davanın kabulü ile sendikal tazminata ilişkin birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ücretlerin ... sözleşmesi gereği hesaplanıp ödenmemesi nedeniyle davacının iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-(e) hükmüne göre haklı nedenle feshettiği, iş sözleşmesini kendisi fesheden davacıya fiilî çalışma döneminde sendikal baskı uygulandığının ispatlanamadığı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kararın dayandığı deliller, İlk Derece Mahkemesince delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmaması, delil ve ispat durumu, dosya kapsamına uygun olarak yapılan vakıa ve değerlendirme, kanuni gerektirici sebeplere göre İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı işverence aynı dönemde ... üyesi işçilere %16, ... üyesi olmayan işçilere ise %34 oranında zam yapılarak açıkça eşitlik ilkesine işçilerin ... üyesi olması gerekçesi ile aykırı hareket edildiğini, sendikal tazminat talebinin salt bu nedenle dahi kabulünün gerektiğini,
b. Sendikalı işçilerin fazla çalışma yapmaları engellenerek ayrıca cezalandırıldıklarını,
c. Davalı işverence sendikalı işçi kıyımı yapıldığının sayısal veriler ile ispat edildiğini,
d. Sendikal tazminat talebinin reddine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının sendikal tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda ve yukarıda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. . tazminat, 6356 sayılı ... ve ... Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 25. maddesinde düzenlenmiş olup işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin 2. fıkrasında ise işverenin, ... üyesi olan işçilerle ... üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
6356 sayılı Kanun'un 25/7 hükmü uyarınca fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren, davranışının nedenini ispat etmekle yükümlü olur.
Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde davacı, işyerinde 2023 yılı Temmuz ayında ... üyesi işçilerin ücretlerine ... üyesi olmayan işçilere göre daha düşük oranda zam yapıldığını, bu şekilde ... üyesi işçilerin cezalandırıldığını iddia ederek sendikal tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde 2023 yılı Temmuz ayında davacının ücretine %16 civarında zam yapıldığı, aynı döneme ilişkin olarak diğer işçilerin ücret bordroları bulunmadığından kayıt ve belge üzerinden bu hususa ilişkin somut bir tespit yapılamadığı, ancak taraf tanık anlatımlarından işyerinde ... üyesi işçilerin ücretlerine ... üyesi olmayan işçilere göre daha düşük oranda zam yapıldığının anlaşıldığı belirtilmiş, davacının iş sözleşmesinin sendikal faaliyette bulunduğu gerekçesi ile işveren tarafından sonlandırılmadığından davacının sendikal tazminat talebi reddedilmiştir. Ne var ki talebin reddedilmesine ilişkin gerekçe, talebin dayanağı ve dosya içeriği ile örtüşmemekte olup hatalıdır.
Dosya kapsamına göre davacı taraf sendikal tazminat talebinde bulunurken işçilerin 2023 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait ücret bordrolarına delilleri arasında dayanmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararında da işçilerin ücret bordroları bulunmadığından yazılı kayıtlar üzerinden iddiaya ilişkin somut tespit yapılamadığı belirtilmiştir. O hâlde, davacının sendikal tazminat talebine ilişkin olarak dayandığı tüm deliller toplanarak 2023 yılı Temmuz ayında işyerinde ... üyesi olan işçiler ile ... üyesi olmayan veya öncesinde ... üyeliğinden ayrılan işçilerin ücretlerine uygulanan zam oranları tespit edilmeli, işçilerin kıdemleri ile uygulanan zam öncesi ve sonrası ücret miktarları da gözetilerek yeniden yapılacak değerlendirme sonrasında ücretlere farklı oranlarda zam yapılmasının sendikal nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre sendikal tazminat talebi hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Tarafın Asıl ve Birleşen 2023/344 Esas Sayılı Davalara Yönelik Temyizi
Davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı Tarafın Birleşen 2023/301 Esas Sayılı Davaya Yönelik Temyizi
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.