MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/741 E., 2025/1785 K.
DAVA TARİHİ : 23.11.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/393 E., 2024/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.11.2013-13.09.2021 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde mobilya imalat ve montaj ustası olarak çalıştığını, işçilik alacakları ödenmediğinden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı nezdinde 01.11.2013-13.09.2021 tarihleri arasında düz mobilya işçisi olarak bordrolarda görünen ve bankadan ödenen ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa ederek sonlandırıldığını, davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.11.2013-13.09.2021 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmasına göre davacının son ücretinin net 4.585,17 TL olarak tespit edildiği, geniş anlamda ücret ve diğer hakların usulüne uygun hesaplanıp ödenmemesi ve sigorta primlerinin düşük ücret üzerinden ödenmesi nedeniyle bu kapsamda yapılan feshin haklı olduğu ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, tüm kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının haftalık yasal sınırı aşan 20,5 saat fazla çalışmasının bulunduğu, davaya karşı zamanaşımının değerlendirildiği, bakiye ücret alacağının bulunduğu, davalı taraf takas ve mahsup savunmasında bulunmuş ise de dinlenen tanık beyanlarına göre işyerinde işverenin borç verme uygulamasının olmadığı, ücret bordrolarında avans tahakkuk ve kesintisinin de bulunmadığı, işyerinde periyodik şekilde avans verilip de kesinti yapılmamasının iş hayatının teamüllerine aykırı olduğu, tanık beyanları ile dosya içeriğine göre "tahsilat makbuzu" başlıklı belgelerin ücretin elden ödenen kısımlarına ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, davalı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle hafta tatili ücreti talebi reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı işçi tarafından yapılan feshin haklı olduğu, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ücretine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, davacının davalıya ait işyerinde fazla çalışma yaptığını ispatladığı, karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, davacının ücret alacağının bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının yaptığı feshin haklı olmadığını,
b. Davacının iddia ettiği ücret miktarını ispat edemediğini,
c. Avans ödemelerinin mahsup edilmesi gerektiğini,
d. Fazla çalışma alacağına hükmedilmemesi gerektiğini, bilirkişi raporunun denetlenebilir nitelikte olduğunu,
e. Zamanaşımı def'inin hatalı değerlendirildiğini ileri sürmüştür.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin tespit edilen ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; aylık ücret miktarı, işçi sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, fazla çalışma ücretinin ispatı ve hesaplanması, mahsubu gereken bir ödeme olup olmadığı ile zamanaşımı def'ine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.