MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1639 E., 2025/1858 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/150 E., 2024/327 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.01.2008-06.04.2021 tarihleri arasında en son alçı boya ustası ve ayrıca şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan davalı tarafından feshedildiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, 2020 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları ile 2021 yılı Şubat ve Mart aylarına ilişkin bakiye ücreti, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, asgari ücretle çalıştığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 10.10.2008-18.02.2016 tarihleri arasındaki çalışması için kıdem ve ihbar tazminatı açıklaması ile ödeme yapıldığından bu dönemin tasfiyesi ile 15.11.2016-06.04.2021 tarihleri arasında 4 yıl 11 gün süre ile çalıştığı, dosya kapsamından davacıya görevlerinin hatırlatıldığı hâlde davacının görevini devamlılık arz edecek şekilde yapmadığı hususunun ispatlanmadığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalıya ait işyerinde çalışmış ve davacı ile aynı işi yapan çalışanın açtığı Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 2021/607 Esas sayılı dosyasındaki davada kabul edilen ücret de dikkate alındığında davacının Türkiye İstatistik Kurumu kayıtlarına göre kıdem tazminatına esas ücretinin 6.077,55 TL olduğu, ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının 10.10.2008-18.02.2016 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin kısmi kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğine yönelik beyanına göre ihbar tazminatının da ödenmiş olması sebebi ile işbu dönemin tasfiye sayılmasına dair İlk Derece Mahkemesinin kararında hata olmadığı, bununla birlikte davacının yıllık izin ücret alacağı bakımından yıllık izin süresi hesaplanırken tasfiye gözetilmeksizin fasılalı olarak çalışılan tüm sürenin dikkate alınması gerektiği ile yıllık izin ücreti hususunda yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının alçı-boya-sıva ustası görevinin yanında şoförlük de yaptığını, hükme esas alınan aylık ücretinin eksik ve hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının aylık ücretinin hatalı belirlendiğini,
b. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarına hak kazanmadığını,
c. Husumetli tanık beyanlarına göre fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı, iş sözleşmesinin feshi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, bakiye ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.