MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/179 E., 2025/2417 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/26 E., 2023/336 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.08.2016-18.11.2021 tarihleri arasında ambar görevlisi olarak davalı Kurumda çalıştığını, davalı Şirket bünyesinde çalışan üstleri tarafından müvekkiline uzunca bir süre baskı yapılması, ... kırıcı ve küçük düşürücü sözler söylenmesi, diğer çalışanlara davranıldığı gibi eşit davranılmaması, talep etmesine karşın fazla çalışma ücretlerinin ve diğer ücret alacaklarının ödenmemesi, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmaması nedenleriyle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile hafta tatili ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) ek 20. maddesi uyarınca kurulan diğer davalı ... Belediyesi Personel AŞ (Şirket) bünyesinde çalışmaya başladığını, davalı Şirketin alt işveren firma olmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davacının 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi uyarınca sulh ve feragat sözleşmesi imzaladığını, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi uyarınca sulh ve feragat sözleşmesi imzaladığını, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, hizmet alımı kapsamında dava dışı alt işverenler nezdinde işçi olarak 15.08.2016-01.04.2018 tarihleri arasında çalıştığı 02.04.2018 tarihinde sulh sözleşmesi imzalayarak 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçtiği ve 18.11.2021 tarihine kadar çalışmasının devam ettiği, dosya kapsamından davacının ödenmeyen bir kısım ücret mahiyetinde alacakları olduğunun anlaşılmasına göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının tespit edilen kıdem süresi ve ücretine göre 50.561,56 TL kıdem tazminatı belirlendiği, davacının 11.343,80 TL yıllık ücretli izin alacaklısı olduğunun anlaşıldığı, bu doğrultuda bilirkişi asıl raporu ile yapılan hesaplamalara itibar edildiği, davacının 696 sayılı KHK kapsamında alt işveren işçiliğinden kamu işçiliğine geçmek için başvuru yaptığı esnada gerekli şartlardan olan "en son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağına" ilişkin sulh sözleşmesindeki davalılar lehine olan şartın, davacı işçinin kamu işçiliğine geçmesi nedeni ile gerçekleştiği dikkate alınarak 696 sayılı KHK ile getirilen düzenleme uyarınca davacının 02.04.2018 tarihinden önceki fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarına hak kazanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tüm dönem çalışması için ve kadroya geçiş tarihinden iş sözleşmesinin fesih tarihine kadar olan dönem için olmak üzere iki seçenekli hesaplama yapıldığını, Mahkemece hatalı olarak her iki seçenekte belirlenen tutarların toplamı üzerinden kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alındığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün kapsamı" başlıklı 297/1-(c) hükmünde; mahkeme kararının "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" kapsaması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme kararında hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, Kanun'un aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Gerekçe hüküm çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararına aykırı olup salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında davacının 50.561,56 TL kıdem tazminatı ile 11.343,80 TL yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında kıdem tazminatının 85.460,13 TL, yıllık ücretli izin alacağının ise 16.579,40 TL olarak belirlenmesi gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturduğundan bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.