MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/236 E., 2025/1322 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/363 E., 2024/349 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.11.2015-06.10.2023 tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde çalıştığını, müvekkilinin şoför olarak işe başladığını, çalışmasının son bir yılında ise pazarlama görevlisi olarak çalıştığını, son ücretinin 20.000,00 TL olduğunu, ücretinin bir kısmının banka aracılığıyla bir kısmının elden ödendiğini, müvekkilinin hak etmiş olduğu fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işçinin ücretinin kanuna veya sözleşme hükümlerine göre ödenmemesinin işçiye sözleşmeyi haklı sebeple fesih imkânı verdiği, somut olayda davacının ödenemeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğu, davacı tarafından yapılan feshin haklı bir fesih olduğu, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunduğunu iddia ettiği, davacının yıllık izin kullandığının ya da bedellerinin kendisine ödendiğinin ispat yükü davalı işverende olup somut olayda davacının yıllık izin kullandığının ya da bedellerinin kendisine ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağı bulunduğunu iddia ettiği, fazla çalışma yaptığını ve hafta tatilinde çalışma yaptığını iddia eden işçinin bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacının fazla çalışma yaptığına dair dosyada herhangi bir yazılı belge bulunmadığından dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, davacının fazla çalışma ücret alacağına hak kazandığı, yine dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacının hafta tatili ücreti alacağına hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; cevap dilekçesinin süresinde sunulmaması nedeniyle zamanaşımı def'inin dikkate alınamayacağı, davacının dinlettiği tanıkların beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, elden ödeme iddiasının tanık beyanları ile doğrulandığı, emsal ücret ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ücret tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, sunulan bir kısım imzalı bordrolarda fazla çalışma saat ve tahakkuk sütunu bulunmasına rağmen saat gösterilmek suretiyle tahakkuk ettirilen miktarın bulunmadığı, bordroda yer alan tahakkukların ek kazanç/diğer kazanç olarak yer aldığı, bu tahakkukların fazla çalışma karşılığı olduğu hususunun ispatlanamadığı, davacının iş sözleşmesini alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiği bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
2. Davacının ücretinin bordrolarda gösterilen ve banka hesabına ödenen tutar olduğunu,
3. Davacı işçinin izinsiz ve mazeretsiz bir şekilde işe gelmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli ve haklı nedenle feshedildiğini,
4. Davacı tanığı M.A.A'nın davacı ile aynı bölümde çalışmadığını, beyanlarının duyum üzerine olduğunu,
5. Keşif talepleri hakkında karar verilmeden davanın sonuçlandırıldığını,
6. Davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücretine hak kazandığı kabul edilse dahi hesaplanan bedelden ödemesi yapılan fazla çalışma ücretlerinin mahsup edilmesi gerektiğini,
7. Davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını,
8. İşyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını,
9. Bordrolarda ikramiye tahakkuku yokken davacının ikramiye bulunduğunu iddia etmesinin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığını,
10. Davacının isticvabı talepleri hakkında karar verilmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ücret miktarı, iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.