MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/590 E., 2025/2697 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/256 E., 2024/54 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Fabrikasında 22.03.2023 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, davacının EYT koşullarını haiz olması nedeniyle emeklilik sebebiyle karşılıklı anlaşarak iş sözleşmesinin sonlanmasını ve tazminatlarını almak istediğini işverene bildirdiğini, işverenin hazırlanan matbu dilekçeyi davacının el yazısı ile yazıp imzalaması durumunda iş sözleşmesinin sonlanacağını bildirdiğini, işyerinde emeklilik koşullarını taşıyan işçilere kıdem tazminatı ve sair alacaklar dışında işyeri uygulaması niteliğinde olmak üzere 4 aylık ücret tutarında tazminat ödendiğini, matbu dilekçeden farklı içerikte dilekçe hazırlayanların dilekçelerinin kabul edilmediğini ve işverenin istediği formatta dilekçe yazdırılması konusunda baskı uygulandığını, dolayısıyla iş sözleşmesinin sonlanmasına yönelik olarak dilekçe verilmesi sırasında davacı ve aynı şekilde dilekçe talep edilen 20 işçinin iradesinin fesada uğratıldığını, davacıya ek menfaat niteliğindeki tazminatın ödenmeyeceğinin bildirildiğini, işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığını ileri sürerek işyeri uygulamasından kaynaklı tazminat, yakacak yardımı, eşit işlem ilkesine aykırılıktan kaynaklı tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirkette emekli olarak işten ayrılan çalışanlara 4 aylık ücretleri tutarında tazminat ödemesi yapılması yönünde davacının iddia edildiği şekilde yaygın bir işyeri uygulaması bulunmadığını, somut olayda bahsedilen işçilere karşı toplu iş sözleşmesinde veya yasada öngörülmeyen işveren tarafından sosyal amaçlı ve iyiniyetle yapılan teşvik amaçlı bir ödeme söz konusu olduğunu, “emeklilik şartlarını haiz olması ve emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini sonlandırması” şartıyla davalı Şirket tarafından ikale sözleşmesi ile ve şarta bağlı olarak emekli olmaya teşvik etmek adına ödemeler yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin EYT şartlarını taşıması sebebiyle sonlandırıldığını, bu durumda iş bu ek menfaat ödemesine hak kazanmasının söz konusu olmadığını, davacının 2023 yılına ait yakacak yardımına hak kazanamadığını, davalı Şirkette çalışanların hak kazandığı sosyal yardım alacaklarının "..." ile detaylı ve açıkça düzenlendiğini, bu belgeye göre yakacak yardımının yılda bir kez verilmek suretiyle 31 Temmuz tarihinde ve bu tarihte görevine devam eden çalışanlara ücretleri ile birlikte ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin 22.03.2023 tarihinde sonlandırıldığını bu tarih itibarıyla davacının yakacak yardımına hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aynı taleplerle açılan emsal seri davalarda, davalı işyerinde, yerinde inceleme yapılarak iş sonu tazminatı ya da ikale tazminatı olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi konusunda işyeri uygulaması bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği gerekçesiyle kaldırma-gönderme kararı verildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından belirtilen seri dosyalar kapsamında yerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu aldırılarak konunun aydınlatıldığı, belirtilen bilirkişi raporundan iş sonu tazminatı veya ikale tazminatı ödenmesi yönünde bir işyeri uygulaması bulunmadığı, sadece emekliliğe hak kazanmış işçilerin iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirilmesi durumunda iş sonu tazminatı/ikale tazminatı veya diğer bir deyişle ek menfaat ödendiğinin belirlendiği, davacı işçinin iş sözleşmesini emeklilik dilekçesi vererek sona erdirdiği, davalı ile aralarında yapılan bir ikale bulunmadığı tespit edildiğinden davacının belirtilen alacağa hak kazanmadığı, davacının, dilekçesinin irade fesadı altında alındığı iddiasını da ispatlayamadığı, Mahkemece davacının belirtilen talebinin reddine karar verilmesinde bir aykırılık görülmediği, dava konusu olayda, dosya kapsamında davacı işçiye 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesindeki nedenlere dayanan ayrımcılık yapıldığına ilişkin bir delil bulunmadığı, dolayısı ile eşit işlem borcuna aykırılık tazminatının yasal koşullarının oluşmadığının ve Mahkemece davacının sözü edilen tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının değerlendirildiği, davalı vekili yakacak yardımı hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf yasa yoluna başvurmuş ise de hesaplanan alacak miktarı İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle karar tarihindeki istinaf yasa yolu kesinlik sınırı (28.250,00 TL) altında kaldığından davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerektiği
belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlikten reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma yapıldığını,
2. Davacının da emekli olarak iş sözleşmesini sonlandırdığını, işyeri uygulamasından kaynaklanan tazminat/iş sonu tazminatının davacıya da ödenmesi gerektiğini,
3. Davalının, davacı ve bir kısım işçinin iradesini fesada uğratarak kendilerinden dilekçe aldığını,
4. Tanık beyanlarının görgüye dayalı olduğunu, itibar edilmemesinin hatalı olduğunu,
5. İkale prosedürünün davacıya uygulanmamasının haksızlık olduğunu,
6. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
7. Eşitlik ilkesinden kaynaklanan tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu,
8. Vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sonu tazminatı, ayrımcılık tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.