MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/223 E., 2025/1288 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/59 E., 2021/84 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.05.2010 tarihinden itibaren davalı işveren bünyesinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle kaynak ustası ve servis şoförü olarak çalıştığını, 06.10.2016 tarihinde haksız olarak davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedildiğini, davalı tarafından noter marifetiyle gönderilen 11.10.2016 tarihli fesih bildiriminde davacının 06.10.20 16... .10.2016 tarihinde işe gelmediğinin bildirildiğini, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından eylemli ve sözlü olarak feshedildiğini, devamsızlık yapılması hâlinde işçiye mazereti olup olmadığı sorulmadan sözleşmesinin feshedilmesinin Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, bu nedenle davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinin gerektiğini, davacının çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, ücretinin de ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirkette belirsiz süreli iş sözleşmesi ile montaj işçisi olarak çalıştığını, işçinin iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından haklı nedenle derhal feshedildiğini, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, ayrıca kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağına ilişkin taleplerin belirsiz alacak davası ile talep edilemeyeceğini, işçinin iş sözleşmesinin sözlü olarak feshedilerek devamsızlık tutanağı tutulduğu iddiasının doğru olmadığını, aksine işçilerin toplu olarak işi yapmamasını işvereni tehdit unsuru hâline getirdiğini, işçilerin savunmasının alınmasının artık bir usul kuralı olmayacağını, derhal fesih sebebinin oluştuğunu, davacı işçinin fazla çalışmasının olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işveren tarafından haksız fesih yapıldığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiş, yine çalışma ve dinlenme sürelerine dair taleplere hak kazanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının işi bıraktığını bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını,
2. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını,
3. Tanık beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini,
4. Davacının asgari ücret ile çalıştığını, kabul edilen ücretin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava türüne, feshin niteliğine ve talep edilen alacakların hesap yöntemi ile unsurlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından hafta tatili ücreti alacağı ayrıca talep edilip Mahkemece bu talep hüküm altına alınmıştır. Haftanın yedi günü çalışmanın kabul edilmesi hâlinde hafta tatiline denk gelen günlerin yedi buçuk saatinin hafta tatili olarak hüküm altına alındığı göz önünde bulundurulmadan, mükerrer ödemeye sebep olacak şekilde aynı çalışma için hem hafta tatili hem de fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması doğru değildir. Bu sebeple çalışılan hafta tatili gününe denk gelen günde yedi buçuk saatlik çalışmanın fazla çalışma hesabından dışlanarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.