MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/706 E., 2025/1670 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/382 E., 2025/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde laboratuvar teknikeri olarak çalıştığını, kesintisiz şekilde aynı hastanede çalışmasına karşılık Bakanlığın alt işverenlik ilişkisi kurduğu şirketler üzerinden çalıştırıldığını, davalı işverenin talimatları doğrultusunda iş gördüğünü, davacının yaptığı işin niteliği gereği alt işverene verilebilecek işlerden olmadığını, davalı Bakanlık ile alt işveren şirketler arasında kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu, kadrolu işçilere tanınan haklardan ve Bakanlığın taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden davacının yararlanamadığını ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye ücretleri ile döner sermaye payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının Bakanlığın çalışanı olmadığını, İdare ile alt işveren şirketler arasında imzalanan laboratuvar hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştığını, ihale konusu işin asli işlerden olmayıp yardımcı işe ilişkin olduğunu, 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu'nun 11. maddesi gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (657 sayılı Kanun) 36. maddesinin "III. Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı" başlıklı kısmına yapılan eklemeler dikkate alındığında muvazaalı hizmet alımından bahsedilemeyeceğini, davacının herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağını yanı sıra faiz oranına ve başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak geri gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hizmet alım sözleşmeleri ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalı ... Bakanlığına bağlı hastanelerde, Sağlık Bakanlığından ihaleyle iş alan şirketler nezdinde biyolog olarak “tıbbi laboratuvar teknikerliği” işinde çalıştığı, her ne kadar şirket bünyesinde çalışıyor görünse de emir ve talimatları hastane idaresinden aldığı, ihaleyi alan şirketler değişse bile çalışan kişilerin değişmediği, hatta davacının da içinde bulunduğu kişilerin işe devam etmesine hastane idaresinin karar verdiği, yetişmiş elemanlar üzerinden aynı yerde aynı işin yapılmaya devam edildiği, bu nedenle asıl işverenle alt işverenler arasındaki ilişkilerin muvazaalı olduğu, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davacının ilave tediye, ikramiye ile fark ücret alacağına hak kazandığı ancak davacı ile aynı işi yapan kadrolu işçi ücret bordrolarında döner sermaye payı alacağının bulunmadığı, buna göre dosyada bu alacak kalemine ilişkin somut bir delile rastlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlığa bağlı .. .. .. Eğitim ve Araştırma Hastanesinde biyokimya laboratuvarında ilk üç yıl veri giriş elemanı, sonra laboratuvar teknikeri/biyolog olarak ihale ile iş alan dava dışı şirketler işçisi olarak çalıştığı,hizmet alım ihalelerine konu işin "laboratuvar hizmet alım işi" olduğu, işin teknik özelliklerinin ve görev tanımlarının teknik şartnamelerde açıklandığı, laboratuvar hizmet alım işinin; listelerde adı olan hastanelerin ve bu hastanelere bağlı semt polikliniklerinin ... ve acil laboratuvarlarına kısım kısım cihazların kurulması, laboratuvar bilgi yönetim sistemine cihazların bağlanması, teknik destek verilmesi, kit sarf malzemelerinin temini, çalışılan test sonuçlarının laboratuvar bilgi yönetim sistemine aktarımı, numune alma, hastaneler arası numune ve malzeme transfer hizmetlerini içerdiği laboratuvar hizmetlerine yönelik verilen ve bu bağlamda davacının görevi kapsamına giren ve fiilen yaptığı işlerin 657 sayılı Kanun'un ... no.lu hükmünde tek tek sayılmak suretiyle kapsamı belirtilen "Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı"na dâhil olmakla aynı bentte "Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetler, lüzumu halinde bedeli döner sermaye gelirlerinden ödenmek kaydıyla Bakanlıkça tespit edilecek esas ve usullere göre hizmet satın alınması yoluyla gördürülebilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, hizmet alımı yoluyla gördürülmesinin yasal olarak mümkün olduğu, belirtilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında işe alınan davacının hizmet alım sözleşmesi dışında başka bir işte çalıştırıldığına dair bir bilginin dosyada bulunmadığı, davacı muvazaalı olarak çalıştırılmadığından kadrolu çalışanlara ödenen ilave tediye, ikramiye, döner sermaye ve ücret farkı alacağının oluşmadığı kanaatine varıldığı, yanı sıra dosya içeriğine göre davacının sendika üyesi olmadığı dolayısıyla toplu iş sözleşmesinden de yararlanmayacağından toplu iş sözleşmesinde düzenlenen ikramiye alacağının da reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının muvazaalı olarak davalı işyerinde çalıştırıldığını, davacının alt işveren Şirketin değil davalı işverenin organizasyonu dâhilinde çalıştığını,
2. Davacı ile aynı işi yapan işçiler arasında ücret farkı bulunduğunu, kadrolu işçilere nazaran davacının ücretinin düşük olduğunu ve bu durumunda Anayasa'ya aykırı olduğunu,
3. Eksik inceleme ile karar verildiğini, hâkimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini,
4. Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan dava dışı işverenler arasında muvazaalı ilişki olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının davalının işçisi sayılıp sayılamayacağı ve buna bağlı olarak fark ücret, ikramiye, ilave tediye ile döner sermaye payı alacaklarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.