MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1401 E., 2025/1712 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 31. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/378 E., 2025/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davacı dava dışı başka bir firmada çalışırken yurt dışında çalışmak için istifa ettiğini, kıdem tazminatının davalı işyerinden hak edişlerinin ödenmediği, hem de kıdeminin ödenmediğini, çalışılan süre boyunca ücret ve fazla çalışma alacaklarının ödenmediğini, davalı taraf aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi nezdinde 2023/287390 Esas sayısıyla icra takibi başlattıklarını, itiraz edildiğini, ayrıca bir icra takibi daha yapıldığını, diğer icra takibinin davalı işverenden olan ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma alacağına istinaden başlatıldığını, bu alacakların davalı tarafça ihtirazi kayıt konulmaksızın ödendiği, daha sonra davalı tarafça ödemenin icra tehdidi altında kalarak yapıldığından bahisle Küçükçekmece İş Mahkemesinin 2023/41 Esas sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığı, her iki davanın bağlantılı olması sebebiyle birleştirilmesine, davanın kabulüne, itirazın iptaline takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkil Şirket aleyhine başlatmış olduğu icra takiplerinin haksız olduğunu, yapılan icra takipleri kapsamında işçilik alacaklarına yönelik icra ve haciz tehdidi altında ödemeler yapıldığını, ödemelerle ilgili istirdat davaları açıldığını, davacının kötüniyetle yaptığı icra takibine yönelik yapılan itirazların iptali davasının reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekiline 27.02.2025 tarihli celsede 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119/1-(ğ) hükmü uyarınca açık olarak talep sonucunu belirtmesi için bir haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince usulüne uygun olarak verilen süreye rağmen 6100 sayılı Kanun'un 119/1-(ğ) hükmünde belirtilen şekilde, "açık olarak talep sonucunun" gösterilmesine yönelik eksikliğin giderilmediğinin anlaşılmasına göre 6100 sayılı Kanun'un 119/2 hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin yüzüne karşı verilen usulüne uygun süre ve ihtarata rağmen ara kararlarının yerine getirilmemiş olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Kanun'un 119/2 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma alacağı ile diğer işçilik alacaklarının talep edildiğini, olay örgüsünün açık ve anlaşılır olduğunu,
2. İlgili kanun maddesine göre usulüne uygun süre verilmeden ve ihtarat yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usule aykırı olduğunu,
3. Harçların davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 119/2-(ğ) hükmüne uygun olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.